Akşam yemeği

20.01.2024, 06:37

Adam, kadının olmayan bir ufka bakan yeşil gözlerine yakalanmak istediğinden karşısına geçti. Kadının bakışları içinden geçip yoluna devam etti. Adam, kadına bir adım daha yaklaştı. Belli belirsiz bir parfüm kokusu duydu. Yeknesak hareketsizliğinin içinde parfümü burnuna taşıyan şey kadının kalp atışları olmalıydı. Bunu anlayınca kalp atışlarını da duyar oldu. Kalp, her atışında salona manolyalar pompalıyordu. Bir tek kalbin atışı ve manolyaların düşüşünü duyuyordu. Kadının gözleri yaz başı kızgınlaşan güneşle kurumaya yüz tutmuş yabani otlara benziyordu. Bu adama nedense annesinin mavi gözlerini hatırlattı. Annesi, çocukluğu ve kadın akşam yemeği yiyorlardı. Pencereyi kızıla boyayan güneş odanın içindeki eşyalara çarpınca kırılıp yere saçılıyordu. Adam ayaklarına bulaşan güneşle ısındı. Güneşin kanına bulanmış elleri uzun zamandır açmadığı defterini araladı. Yazdıkları satırlara sığmadı, önce adamın üzerine sonra yerde tutuşmuş güneşe en son da kadının ayaklarına döküldü. Kadının eşsiz duruşu, üzerine dolanan mısralarla da bozulmadı.



2 responses to “Akşam yemeği”

  1. Berke, ne güzel bir mensur şiir yazmışsın 🧿❤️
    Defalarca okudum.O kadar güçlü anlatmışsın ki tüm her şey gözümün önünde canlandı🧿❤️Tek kelimeyle “MÜTHİŞ “🧿❤️

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *