An’lar
-
Balonlar
Her şey yolunda. Hayatınız çok güzel. Hiçbir eksiğiniz yok. Sonra hayatınıza bir minik insanın dahil olacağı haberi geliyor. Önce biraz korkuyorsunuz. Ya kardeşime bir şey olursa? Ya bu yeni gelen insanı sevemezsem? Aylar biraz sorgulamalar ve vicdan azabıyla geçiyor. Sonra minik insan size ve hayata merhaba diyor. O günden sonra o minik insanı görmeden güne Continue reading
-
Beş senede bir yaşanan bir doğa olayı
İki sevgili tam beş sene sonra çok sevdikleri Barselona’yla buluşmuşlar. Sevdikleri binaları görmüşler, sevdikleri sokaklarda yürümüşler, sevdikleri mimara selam verip, sevdikleri salaş tapas restoranına gitmişler. Kadın soğuk bir cava söylemiş. Deniz ürünleri ile kadınla beraberken tanışan Antakyalı adam hala şaşarmış denizden her çıkanı yiyen kadına. İstiridyeye soya sosu koydukları için bu sefer deniz ağzına dolmamış Continue reading
-
Ahenk
Geçtiğimiz hafta kulaklıklı bir partiye katıldım. Kulaklığınızdan istediğiniz müziği seçip dilediğinizce dans ediyorsunuz. Kimse ötekinin ne dinlediğini bilmediğinden hiçbir figür garipsenmiyor. Farklılıklardan bir ahenk doğuyor. Aslında tam bir hayat metaforu. Hepimizin dinlediği istasyon farklı. Ötekinin ne duyduğu hakkında bir fikrimiz yok. Aslında yadırgama, yargılama hakkımız da yok. Ama bunu hak görüyoruz kendimizde, herkes bizim figürlerimizi Continue reading
-
Ateş ağacı gölgesinde çocukluğum
Malta’dan modern tabelaları kaldırdığınız an tarihi bir film çekmeye hazırsınız. Büyük prodüksiyonların neden Malta’yı seçtiği aşikar. Bense başka bir sebepten daha sevdim Malta’yı. Fotoğraftaki bina 1686 yılında inşa edilmiş ve postane binası olarak kullanılıyor. Çocukluğu postane binalarında geçmiş biri olarak doğumumdan tam 300 sene önce inşa edilmiş bu bina beni epey heyecanlandırdı. Bir de binanın Continue reading
-
Dalgalar altında bir kahve?
Gaudi’nin tavanı altında bir kahve alır mısınız? El Cafè de la Pedrera Barselona’da Casa Milà’nın zemin katında. Dalgalara karşı değil de, dalgaların altında oturuyorsunuz. Mimariden hiç anlamayan bir insan olarak Gaudi’nin her yerden göze çarpan renkli ve yuvarlak mimarisi beni mest ediyor. Seneler önce La Sagrada Familia’yı gördükten sonra daha iyisi olamaz diye kilise gezmeyi Continue reading
-
Adam kafalı saksılar
Yeşil panjurlar, zakkumlar, limonlu vitrinler, gürültülü insanlar, şahane yemekler kısaca İtalya. İtalya’ya her gidişimde beni büyülüyor ve elime kovalanacak bir hikaye tutuşturuveriyor. Bu sefer de bu adam kafalı saksıları sokuşturdu cebime. Sicilyalı bir kadın şehre gelen Mağribi’ye ilk görüşte aşık olur. Sevgili olurlar. Ancak adamın memlekette bir karısı ve çocukları vardır. Sicilyalı ablamız bunu öğrenince Continue reading
-
Ben buradayım!
Bir süre önce bir afiş gördüm. Dünya ‘yeni dünyalar’ arayan sakinlerine sesleniyordu: Evrenin kıyı köşelerinde su ve hayat arayacağınıza bana iyi bakın diye. Gözünü başka gezegenler bürümüş insanlık beni o kadar şaşırtıyor ki. Herkes gidebilir, ben Heidi’nin köylerini bekleyeceğim! Continue reading
-
Canım kadınlar
Geçtiğimiz hafta birincisi düzenlenen edebiyat günlerinin neredeyse her oturumuna katıldım. Berlin’de Türkçe edebiyat konuşmak muazzamdı. Daha da muazzam olan yazarlarla inanılmaz samimi bir ortamda buluşabilmemizdi. Barbaros Altuğ gibi kıymetli erkek yazarları da keyifle dinledim ancak burada kadınları kayırırsam bana kızmayacağını bildiğimden içim rahat bir şekilde yazımı kadın dayanışmasına ithaf ediyorum. Buket Uzuner, Ayşe Kulin ve Continue reading
-
Işıl ışıl bir akşamdan
Kafam sevgilimin omuzunda yıldızları izlerken, Dessau Filarmoni ‚An der schönen blauen Donau‘yu çalıyordu. Saçlarımdan havai fişekler dökülüyordu. Yerinde duramayan teyzeden otuz yıl sonrası için ilham alıyordum. Continue reading
-
Berlin’le barış
Bu yaz Berlin’le barış ilan ettik. Berlin ilk defa bu kadar yeşil, huzurlu ve keşfedilmemiş. Bana her gün güzel avlularını, havalı kahvaltılarını, gülümseyen insanlarını ve hoş binalarını gösteriyor. Parkın içinde gizli bir sokağı varmış. Orada dünyanın her yerinden gelen gazlı sokak lamba koleksiyonunu sergilermiş. Dünyanın küme teorisi ile yapılmış ilk saati burnumun dibindeymiş, benden saklamış Continue reading