Günlük

  • Burunsuz

    12.04.2024, 07:37, İstanbul Çocukluğum deniz kenarında vişneli dondurma yerken geldi. Seneler olmuş. Aynı tat. Aynı deniz. Farklı yakalar. Çocukluğumun İstanbul’u ben içinde yaşamazken okul tatillerinde ziyaret edilen ve küçük şehirde yapılamayan şeylerin yapılabildiği büyülü bir şehirdi. Marmara Denizi’ni beş saatte ikiye ayıran eski vapur limana yanaşırken tahta kapısı aralanır ve şehrin ilk ışıklarını o aralıktan Continue reading

  • Hasat

    11.04.2024, 07:41, İstanbul Yazma ve okuma anlamında verimli bir dönem geçirmiyorum. Pek de hayıflanmıyorum. Türkan Şoray kurallarımı bıraktım. Sayılı gün ne de olsa. Aslında yazmaya pekâlâ vakit ayırabilirim. Vakit ayıramadığım şey kendi kendime kalmak ve düşünmek. Bunlar olmayınca yazma da olmuyor bende. Ruhumda yazacak malzeme hasatını yapamıyorum. İstanbul’da insanın kendisi ile baş başa kalması zor. Continue reading

  • Yakınlık

    07.04.2024, 08:14, İstanbul Şehir kalabalığını değil ama ev kalabalığını özlemişim. Koltuklara sığılamadığından çekilen sandalyeler, eş zamanlı yürüyen sohbetlerin odaya yayılan uğultusu, ayaküstü tencerelerden aşırılanlar, gelenin bulaşığa girişecek kadar yakın olması örneğin. Özetle geniş aile. Teyzemlerle, halamlarla, kuzenlerimle aramız hep iyidir. Kimseyle bir tapu, bir tarla kavgamız yoktur mesela. Akrabadan hoşlanmayan insanları pek anlamam o yüzden. Continue reading

  • Adaptasyon

    06.04.2024, 14:03, İstanbul Alp bebek dünyaya adapte olmaya çalışırken uyuyor, düzeni bozuldu diye homurdanıyor, rahatı bozulunca da ağlıyor. Ben de büyük şehre adapte olmaya çalışıyorum. İstanbul zamanlarımı mahallede geçirmiş biri olarak bulunduğum site bölgesi ayrı bir dünyaymış gibi geliyor. Kocaman yollar, güvenliklerle kuşatılmış yaşam alanları, bina, bina ve daha çok bina… Binaların arasındaki en uzun Continue reading

  • Uçak

    04.04.2023, 11:07, İstanbul uçağı Yaklaşık bir senedir devam ettiğim terapi sanırım işe yaradı. Bulut bulut gökyüzünü ve uçağın salınımlarını takip etmektense uçarken izleyebilen, okuyabilen, yazabilen o cool insanlardan oldum. Uçak korkum son birkaç senedir başıma musallat oldu. Belirsizlikle baş edememek, korkmaktan korkmak, kontrolü bırakamamak adına ne dersek diyelim. Bunlar üzerimize geçirdiğimiz birer kabuk. İnsanın her Continue reading

  • İpin üzerinde

    02.04.2024, 06:30, Berlin Masal diyarları gezimiz bitti. Bal kabağına dönüştük ve eve döndük. Epeydir evdeydik, özlemişiz gezmeyi. Bir tek Sezer’le gezmeyi severim. Grup gezileri pek bana göre değildir. Sokaklar yürünmeli, müzeler görülmeli 🙂 4 gün boyunca her gün 18000 adım atmışız. Yataktan kalktığımız an ayak zonklamalarımız başlıyordu. Otuzların başlarında gezerken günde 22000 – 24000 adımları Continue reading

  • Münih’te turuncusu az bir harita

    01.04.2024, 11:09, Berlin treni Çoğu ülkede vatandaşlar online oy vermeye bile üşenir, ülkelerinin politika gündeminden bihaberken; dün Münih’te bir otel odasında yaşanmayan ülkenin oy verilemeyen yerel seçiminin programını takip ettik. Hiç beklemediğimiz anda çok mutlu olduk. Nasıl mutlu olunur bilemedik. Bazılarımız onların üzüntüsünü izleyerek sevinç duydu. Çıtamız ne kadar düşük. Bazılarımız uyumaya korktu, ya sabaha Continue reading

  • Berlin vs. Münih

    31.03.2024, 08:20, Münih Münih’e gelmeden önce Berlinli arkadaşlarımız orası Almanya değil demişti. Berlin için de aynısını düşünüyorum. Kozmopolit kocaman bir şehir. Bence ne Almanya’ya ne Avrupa’ya ait. Kendi içinde bir evren. Bavyera Bölgesi’nin kendi krallığı olduğunu ve Prusya’ya daha sonradan bağlandığını bilmiyordum. Kültür farklılıkları yüzyıllar öncesinde şekillenmeye başlamış. Münih oldukça ufak bir şehir, neredeyse her Continue reading

  • Masal Kralı

    30.03.2024, 06:30, Münih Yazmak mı yaşamak mı ikilemine en çok düştüğüm zamanlar tatillerim. Keşfederken üretmek zor. Masal yazmaktansa masal kahramanı olmayı tercih ediyor insan. Masal şatolarını gezerken çok ilginç tarihi bir figürle tanıştım: İkinci Ludwig. Kuğu Kral (en sevdiği hayvan kuğu) ve Masal Kralı (fantazilere çok düşkün ve bir mektubunda kendini bu şekilde tanımlıyor) olarak Continue reading

  • Performans değerlendirme kriterleri

    28.03.2024, 08:41, Münih treni Sabah yazacak vaktim olmadı ama artık yazı makinemi benimle her yere taşıdığımdan bugünü de yazısız geçmeyeceğim. Ben bu çeyrek disiplinime methiyeler düzerken dün öğrendim ki Stephen King ne olursa olsun her gün 2000 kelime yazıyormuş. Babasının cenaze töreninden geldiğinde bile oturup 2000 kelime yazmış. Haftada bir öykü yazmak üzerine çıktığım yolculuk Continue reading