Günlük

  • Davulcu gardaş, keklik türküsünü biliyon mu?

    24.10.2023, 07:05, Berlin Dün Feride Çiçekoğlu’nu dinlerken bir kalan olarak gidenlere üzüldüğünden bahsetti. Vapura her bindiğinde, martıları her gördüğünde orada olduğuna şükretmekten. Kalsaydım nasıl olurdu diye düşündüm. İnsanın doğduğu yerde istediği hayatı yaşaması nasıldır? Berlinli iş arkadaşlarımı düşündüm. Aileleri yanlarında olan, belki doğduğu günden beri aynı mahallede yaşayan, ilkokuldaki sıra arkadaşıyla her hafta görüşen. İzlediğim Continue reading

  • Göğün yüzü

    21.10.2023, 07:10, Berlin Dün gün ağarmak bilmedi. Üstümüzde kaç kat bulut vardıysa Berlin için normal bir gündüz karanlığına ulaşmamız öğleni buldu. Sürekli yağmur yağdı, yürüyüşe bile çıkamadım. Gökyüzü ile yakın ilişkim Almanya’ya gelişime denk geliyor. İstanbul’da yaşadığım kişisel tarihim açısından karanlık o dönemde tabiri caizse gökyüzünün mavi olduğunun bile farkında değildim. Sadece çalışıyor, uyuyor ve Continue reading

  • Peşin satanla karşılaşma

    20.10.2023, 07:22, Berlin Beth’in kitabına devam ederken şunları düşünüyorum: Neden yazdıklarımızı başkalarına okutuyoruz? Yazmak bir ihtiyaç peki ya yazdıklarını okutmak? Seneler boyu benden başkasının kapağını açmayacağı defterlerde biriktirebilirdim yazdıklarımı. Ama öyle olsun istemedim. Yazdığım öykülere ne kadar güvenmediğimi söylesem de insanlara okudum, okumaları için yolladım. İnsan arkasında duramayacağı bir şeyi başkasıyla paylaşır mı? Yazdıklarıma güvenmeliyim, Continue reading

  • Mavi dağlar durmaksızın yürüyor

    19.10.2023, 07:23, Berlin Bana her gün yazma alışkanlığını aşılayan şey Beth Kempton’ın The Way of The Fearless Writer kitabıdır. Sanırım Beth’in kitabını ve egzersizlerini biraz kendimce değiştirdim ama önemli olan sonuç diye düşünüyorum. Doğu felsefesi ile yazma prensiplerini harmanlayıp yazar adaylarına cesaret vermeyi ve onları masa başına oturtmayı hedefleyen bir kitap. Kitabı artık egzersizlerini yapmadan, Continue reading

  • Tutku hayalli tutkusuz sayılar

    17.10.2023, 07:19, Berlin Son zamanlarda ne yapsam aklımda edebiyat var. Bilgisayarın başında otururken baktığım sayılar, yazdığım e-postalar, katıldığım toplantılarda harcadığım sözcükler o kadar manasız geliyor ki. Her saniye okumak, her saat başı yazmak istiyorum. Çalışırken kitap, podcast dinliyorum. O zaman sanki biraz anlam katıyorum harcadığım o boş saatlere. Sevdiği işi yapabilen insanlara özeniyorum. O genç Continue reading

  • Ağrı kesici

    16.10.2023, 07:16, Berlin Almanya’ya taşınana kadar dünyanın en soğukkanlı, realist, duygu ve empatiyle işi olmayan insanlarından biriydim. Otuzlarımda ise o yaşa kadar bastırılmış olmanın tüm tazyikiyle bilmediğim tüm duygular üzerime dökülmeye başladı. Belki gurbet etkisi. Belki de büyümüş olmak. Dünyanın acılarını hissetmeye başlayınca -Ayfer Tunç’un dünya ağrısı dediği şey- nefes almak bile çok zor. Birkaç Continue reading

  • Boğazın suları, ağaçların kökleri, kışın huzuru ve huzursuzluğu

    14.10.2023, 07:00, Berlin Kış huzuru diye bir şey var. Karanlıkta pencerelerden sızan sarı, sıcak ışıklar sessiz sokaklara akıyor. Kestane diğer ağaçlardan önce döküyor kıyafetlerini. Yaprakları hışırdatarak yürüyorum. Işık kaçıran her pencereye bir öykü yazıyorum. Üzerlerindeki toprak çoraklaşınca ağaç kökleri daha bir ortaya çıkıyor. Gözümün gördüğü bile beni şaşırtırken göremediğimi hayal ediyorum. Kim bilir neler dönüyor Continue reading

  • Anlam yaratma telaşı

    13.10.2023, 07:09, Berlin Terry Bisson Amerikalı bilim kurgu ve fantezi yazarı. Ayılar Ateşi Keşfediyor ile Hugo ve Nebula ödüllerini kazanıyor. Öyküde ayılar ateşi keşfederler ve artık kış uykusuna yatmalarına gerek yoktur. Ne kadar basit ve etkileyici bir fikir. Terry Bisson ayrıca uzun senelerdir her ay Locus dergisinde “Tarihte bu ay” isimli gelecekten gelen birkaç satırlık Continue reading

  • Okuryazar blog

    11.10.2023, 06:36, Berlin Birkaç senedir bir şeylere yetişme çabasıyla kitap okumayı bir görev haline getirdiğimi fark ettim. Kendime okunmamış kitaplarımdan bir raf yaptım. “Bu raf bitene kadar başka kitap almak yok.” dedim. Tabii yine alındı kitaplar. Raf ağzına kadar dolu duruyor önümde. Yeni bir kitap ekleyecek yer kalmadı. Mecbur okunmuş bir rafa ikinci yatay sıra Continue reading

  • Mektup

    10.10.2023, 07:16, Berlin Anın tadına varma, şükretme, en ufak güzelliklerden bile bir memnuniyet yaratma işini çözdüm gibi geliyor. Çevremdeki insanların memnuniyetsizlikleri gözüme batıyor artık. O zaman onlar için üzülsem de kendim için seviniyorum. Şanslı bir dönemimdeyim. Ben hayata bir adım gidince, hayat bana iki adım geliyor. Harika insanlarla buluşturuyor beni. Dün şahane bir mektup aldım Continue reading