Günlük
-
Buket Uzuner, bizi yaratan yazarlar ve beraber kovaladığımız düğümler
02.09.2023, 07:15, Berlin Dün yaşananlar rüya mıydı? Sabah uyanınca telefonuma baktım, değilmiş. Çok sevdiğimiz yazarlar vardır. Sevmeyip yine de saygı duyduklarımız. Bir de hem sevip hem hayran olduklarımız. Bu yazarlar hayatımızın her dönemine eşlik ederler. Onlarla büyürüz, onlarla olgunlaşırız, hayallere kapılıp onlar gibi olmak isteriz. Buket Uzuner benim için böyle bir yazar. Her yaşıma bir Continue reading
-
Sokak röportajı
01.09.2023, 07:41, Berlin Dün sıcacık bir öyküde yirmili yaşlarımla karşılaşmıştım. Sabah da mailimde “telefon numarası eklemezseniz, on sekiz senelik mail hesabı geçmişinizi kaybedebilirsiniz.” diye bir ultimatom görünce bugünün konusu belli oldu. Öyküdeki karakteri çok sevdim, hep mutlu olsun istedim. Borges de bir öyküsünde gençliğiyle karşılaşır ve onun tüm şüphelerine rağmen ona karşı hoşgörü doludur. Bense Continue reading
-
Boyutlar
31.08.2023, 08:08, Berlin Kadın bu sabah bir oyun oynamak istedi. Bulutlar uzansa dokunabileceği kadar yakındı. Yağmursuz bir griye kapılmıştı şehir. Gözlerindeki uykuyu itelerken kitapların bile bilmediği şairlere düştü aklı. Önce üzüldü sonra sevindi. Herkes bilirken şair olmak kolaydı ya kimse bilmezken? Bazı şiirler iki boyutlu kalırdı okuyucusuna ulaşamadan. Hacmi olmayan şiir daha az mı şiirdi? Continue reading
-
Savulun Battal Gazi geliyor
30.08.2023, 07:53, Berlin Memleketle ilgili yazarken “belki de benzer olmaktır” demiştim. Hayatın her alanında çeşitlilik iyi hoş da, insanın derdinden bir tek ona benzer olan anlıyor. İki sene önceki halimi düşününce açık denizde bir tahta parçası üzerinde sürüklenen bir kadın görüntüsü canlanıyor gözlerimin önünde. Bir hayali var ama enerjisi ve imkanları sadece suyun üzerinde kalmaya Continue reading
-
Filtresiz Bomonti
29.08.2023, 07:15, Berlin Yazma işi kendimizi ortaya serivermek mi? Yazmak değil belki ama yazılanı paylaşmak. Yazdığımız şeyler dijital günlüklerde değil de çekmecedeki günlüklerde kalsa biz de kendimizle baş başa kalırdık. Meraklı bir annenin, çocuğun ya da arkadaşın sağı solu kurcalayası gelmediyse tabii. Ama bazılarımız öyle yapmıyoruz. Göstere göstere yazıyoruz. Kim ne derse desin bu bir Continue reading
-
Renkli bir ceket, jonglörlük ve hayat dersleri
28.08.2023, 10:18, Berlin Dün bir jonglörün bir çocuğa top/lobut çevirmeyi öğretişine şahit oldum. Kadın dünyanın en renkli ceketini giyiyor, çocuk da bir kask takıyordu. Ellerinde top ya da lobut değil, renkli tüller vardı. Havadan hafif tüller önünde salınıp ağır çekim yere düşerken çocuk onları tutmakta bile zorlanıyordu. Öğrenecek elbet. Hayatı da bir kask takıp, tüller Continue reading
-
Memleket neresi hemşehrim?
26.08.2023, 07:37, Berlin Kulağımda Japon O-Daiko davulları, burnumda sonu gelmiş yaz serinliği, yere ipekten tanelerini bırakıveren yağmur. Bu sabah böyle. Aklımda ev neresi sorusu. Ev çoğumuz için çocukluk galiba. İlk bisikletten düşülen yer, dizi bağlayan ilk kabuk, ilk kez ekmek almaya gitmek. Benim gibi küçük yer çocukları varsa aramızda bilirler ki büyük şehirler asla ev Continue reading
-
Bilgece olamayan bekleyişler ve süt kokusu
25.08.2023, 08:25, Berlin Sabırsızlığın lanetine bulanmışken beklemek çok zor. Uykular, rüyalar bile geçmek bilmez olur bir şey beklerken. En sabırsız bekleyişlerimde filmlerdeki bilge bekleyenlere dönüşmek isterim. Yüzüme hoşgörülü bir gülümseme, elime bir bardak çay alıp uzarken kıvrılan çorak bir sarıdan başka rengin olmadığı yollara bakan o bilgelerden. Saniyeleri kovalamaz, sayfaları nefes başı yenilemezdim o zaman. Continue reading
-
Kapılar ve avlular
24.08.2023, 08:00, Berlin Geçtiğim kapılar diyor kitap, seçimlerimi kastediyor muhakkak. Bu yaşıma kadar çok seçim yaptım ama hiç sevmedim seçim yapmayı. Aklım hep ötekinde kaldı. Hele son zamanlarda başkalarına seçtirir oldum kendi hayat yollarımı. Benim hayatımı seçenler mi yaşıyor, ben mi? Değişmeli bu döngü. Seçimlerimin ellerinden tutup, beraber atlamalıyım kapı eşiklerinden. Doğru kapıyı seçmek her Continue reading
-
Şimdiki zamanla yazmayı sevenler derneği
22.08.2023, 07:14, Berlin Gri gökyüzü mavilenmeye başladı. Ağaçlar sakin ve temkinli. Bir avuç mavi, çokça beyaz, en çok da yeşil akıyor penceremden içeri. Mumun ışığı titriyor. Neden titrer mum ışıkları? Şehir uyanayazıyor. Aklımda geride bıraktıklarım ve ayakkabımda benimle oradan oraya sürüklediğim taşlar var. Ağustos’un beklenmedik sıcağı ipekten bir şal gibi sarmalıyor bedenimi. Giderek anneme benziyorum. Continue reading