Kitaplık

Bu bölümde yer alan yazılar kitap incelemesi değildir. Kitapların bende bıraktığı duygu ve düşüncelerdir.

  • Vejetaryen – Han Kang

    Nobel ödüllü Han Kang’ın Vejetaryen kitabını Göksel Türközü çevirisiyle okudum. Han Kang’ın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Kitap, birbirini tamamlayan üç bölümden oluşuyor. Yazar bir roman olarak değerlendiriyor, ancak her bölüm kendi içinde bağımsız bir öykü gibi de okunabilir. İlhamını yazarın bir kadının balkonunda bitkiye dönüşmesini ve bir saksıya ekilmesini anlatan başka bir öyküsünden alıyor.… Continue reading

  • Felsefenin Tesellisi – Alain de Botton

    Modern hayatın zorluklarıyla başa çıkmamız için felsefenin sunduğu pek çok yöntem var. Terapi seanslarından kişisel gelişim kitaplarına kadar, bu alan oldukça verimli bir şekilde hayatımıza dâhil oluyor. Aslında bugünkü sorunlarımızın çoğu, yüzyıllar önce düşünülmüş, tartışılmış ve üzerinde kafa yorulmuş meselelerden pek de farklı değil. Banu Tellioğlu’nun çevirisiyle okuduğum bu kitap, günlük hayatta karşılaştığımız problemlere filozofların… Continue reading

  • Kıyamet Sonrası Olağan Bir gün – Murat Gülsoy

    Kitapları değerlendirmek için yıldız verme sistemi kullanan platformlar var. Oysa benim değerlendirme aracım, kitap boyunca kullandığım not kâğıtlarıdır; bir tür zihinsel harita, metinle kurulan bireysel bir diyalog. Bu kitap, neredeyse her sayfasını işaretlediğim kitaplardan biri oldu. İlham verip içimde yazma isteği uyandıran kitapların yeri bende her zaman ayrıdır. Kitabın tuhaf ve tekinsiz sahneleri, kendi metinlerime… Continue reading

  • Pandispanya Gazetesi – Elvan Kaya Aksarı

    Çok eğlenceli, oyunlu, hınzır bir kitap. Dilini çok sevdim. Çok güzel ve komik tespitleri var. Aslında kitabın ilk öyküsünün karakteri İshak Ğ. Bindallı’nın Ğ Sözlüğü’nü de okumak isterdim. Kitabın en sevdiğim öyküsü daha uzun belki bir kısa roman olarak okumak isterdim. Yazarın iki kitabı daha bulunuyor, onları da çok merak ettim, kısa zamanda okumak istiyorum. Continue reading

  • Karadelik Güncesi – Ali Teoman

    Konstantiniyye Üçlemesi’nin ikinci kitabı olan Karadelik Güncesi konu olarak bir önceki kitapla devamlılık göstermese de onun karakterlerine epey gönderme yapıyor. Ancak kitaplar farklı bir sıralamayla da okunabilir diye düşünüyorum. Geçmişin ve geleceğin iç içe girdiği, tüm zamanların aynı anda yaşandığı bir İstanbul’dayız. Grotesk bir atmosfer hâkim. Yaz aylarında kar yayıyor, sonbahar ayları ise çok daha… Continue reading

  • Don Kişot’tan Bugüne Roman – Jale Parla

    Senenin son kitap yazısı. 170’ten fazla kitabı okumak değil ama onlarla ilgili yazmak beni biraz yordu. Kitap yazılarım şekil ve şemail olarak değişti. Kısa özetlerden nispeten daha uzun yazılara evrildi. Her kitap için bu kadar uzun yazmak ister miyim emin değilim. Sadece beni çok etkileyen kitapları yazayım dedim. Ona da içim el vermedi. Notlarımın temiz… Continue reading

  • En Eski Yüz – Pelin Buzluk

    Yeni dönem öykücüleri arasında okumayı en sevdiğim isimlerden biri Pelin Buzluk. Listem de çok kalabalık değil zaten. Neredeyse her kitabı ödüllü. Bu kitabı da Sait Faik Hikâye Armağanı’nı almış. Dümdüz metinlerden ve kuru dilli öykülerden hiç hoşlanmıyorum. Pelin Buzluk’a bayılmamın en büyük sebebi dili kullanım şekli. Zaman zaman şiirsel ama bir o kadar da duru.… Continue reading

  • Kitap Evi – Enis Batur

    Kitaplara ve okuma eylemine adanmış kutsal bir kitap. Tür sınırların belirsizleştiği bir yerdeyiz. Otobiyografi, deneme ve kurgu arasında gidip geliyoruz. Bundan hiç de şikâyetçi değilim. Roman denmesinin okurda daha uzun ve klasik bir kurgu beklentisi yarattığını düşünsem de ustanın vardır bir bildiği. Bir bibliyofilin kitaplarla olan ilişkisini, onların fiziksel varlığına duyduğu aşkı, bu bağın insanın… Continue reading

  • Tristram Shandy Beyefendi’nin Hayatı ve Görüşleri – Laurence Sterne

    Adıyla bir otobiyografi vadeten ancak Tristram Shandy Beyefendi’yi neredeyse hiç görmediğimiz bir kitap. Konu dışına çıkmak bu kitabın yazılış amacı. Yapı Kredi Yayınları’ndan Nuran Yavuz çevirisiyle okuduğum kitaba Orhan Pamuk çok kapsamlı bir ön söz yazmış. Bu ön söz okuru hem birazdan karşılaşacağı şeylere çok iyi hazırlıyor hem de edebiyatı ilgili sorgulatıyor. Orhan Pamuk’un da… Continue reading

  • Orlando – Virginia Woolf

    Woolf’un 1928 yılında yayımlanan romanını Seniha Akar çevirisi ile İletişim Yayınları’ndan okudum. Kuşkusuz benim için senenin en etkileyici kitaplarından biriydi. Woolf’un sevgilisi Vita Sackville-West‘ten ilhamla yazdığı bu kitap toplumdaki cinsiyet rollerine dair yazılmış en orijinal eser, en azından benim okuduklarım içinde. Karakterimiz Orlando hayatına İngiliz aristokrasisine mensup bir erkek olarak başlar. 16. yüzyıldan 20. yüzyıla… Continue reading