Meraklısına Notlar
Kafamın içi: Karşıma çıkan, ilgimi çeken, hoşuma giden aklımın bir köşesine not ettiğim şeyler.
-
5 Ocak 2026 Haftası
“… Onu daha önce duyduk; bütün o sopalar, mızraklar, kılıçlar, o beyin göçerten, saplanan, vurulan şeyler, o uzun ve sert şeyler hakkında işitmediğimiz şey kalmadı; ama içine bir şeyler konan şeyi, mazrufun zarfını şimdiye kadar hiç dinlemedik. Bu yeni bir hikaye. Yeni bir haber. Ama eski de. Sonradan icat edilmiş, lüks, olmasa da olur bir Continue reading
-
29 Aralık 2025 Haftası
“… Ürettiği kültür ürünleri insanın biyolojik gereksinimleri için yeterliyken, zihinsel kimi sorunları çözmekte başarılı değildi. Nitekim insanın aletle çözülemeyecek soyut, ontolojik sorunları vardı. Düşlediği hayatı yaşayamıyordu, sonlu bedende sonsuz yaşama dahil olamıyordu. Bu çelişkiden kaynaklanan kendini bilme ihtiyacı her seferinde ölümle sonlanıyordu. Bilen ölümü biliyordu ve ölüm yaşam üzerine ipotek koyuyor, yaşayanın yaşamını alıyordu. Bu Continue reading
-
8 Aralık 2025 Haftası
“Ama orası benim kendi ülkem değildi: Yalnızca oradangeçiyor ve gizli bir korkuyla düşündüğüm bir eve dönüyordum,onu durdurmak bana düşmez gibi geldi bana. Bir birey olarakahlaki görevinin böylesine açıkça ortaya serildiği bir anda insanın,kendisinin o kadar da önemli olmadığını düşünmesi öyle kolay ki.Ona karşı koysaydım belki de daha sonra olanların hiçbiri olmazdı.Ama bir kere olsun bunu Continue reading
-
24 Kasım 2025 Haftası
https://dusunbil.com/gercek-orada-bir-yerlerde-the-x-filesin-felsefesi/ “Bizler dünyadan püsküren alevleriz.” “…Konuşmak hastalıklı düşüncelerden bir nevi uzaklaşmadır, başkalarına karşı bir çeşit savunma. Şayet sözcükler insanları rahatsız edip beyinlerini zorluyorsa fazla anlam taşımıyorlardır. Ben kendimden biliyorum, konuşmayı içgüdüsel olarak bir savunma aracı niyetine kullanıyorum. Birisiyle konuşurken onun sabrını zorluyorum, sanki onu esir almışım gibi…” Edward Munch, Mahrem Günlükler “Günün birinde onun öyküsünü Continue reading
-
10 Kasım 2025 Haftası
“Tarih okumaktan yorgun düşerek Spinoza’ya geri döndü. Din kitaplarını, batıl inançları ve mucizeleri eleştiren, neredeyse ezbere bildiği bölümleri yeniden okudu. Bir Tanrı vardıysa bile, Spinoza’yı okuduktan sonra düklcinı kapatıp gitmiş, sadece bir fikir olarak kalmış olmalıydı.” Bernard Malamud, Tamirci “Ostrakismos: Kişisel fazla güçlü oldukları için cezalandırılırdı. Demokrasi kendi içinden tiran çıkmasın diye potansiyel liderleri on Continue reading
-
3 Kasım 2025 Haftası
“Bir kişinin bir başkasına okumak hakkında verebileceği tek tavsiye hiçbir tavsiyeye kulak asmaması, kendi içgüdüleri takip etmesi, kendi muhakemesini kullanması ve kendi çıkarımlarını yapmasıdır. …Her ne kadar kürklü ve cübbeli olsalar da kütüphanelerimize yetkililerin girmesine ve bize nasıl okumamız, ne okumamız, okuduklarımıza ne gibi değerler atfetmemiz gerektiğini söylemelerine izin verirsek, bu mabetlerin soluğu olan özgürlük Continue reading
-
20 Ekim Haftası
https://www.owleyes.org/text/the-story-of-an-hour/read/chopins-short-story#root-28 “Hikâyenin ilk satırından itibaren Louise Mallard zayıf bir karakter olarak betimlenir. Olayların tümü, hem kız kardeşi hem de Richard’ın onu ani ya da yoğun bir sarsıntıdan korumaya çalışması etrafında şekillenir. Zayıflığının nedeni belirsiz bir biçimde “kalp rahatsızlığı” olarak adlandırılır; bu rahatsızlığın yalnızca fiziksel bir duruma mı işaret ettiği net değildir. Ancak hikâye ilerledikçe, bu Continue reading
-
13 Ekim 2025 Haftası
“H.D., 10 Eylül 1886’da, Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu yakasındaki Pennsylvania eyaletinin Bethlehem kasabasında doğdu.Bu İncil kokulu adı kasabaya kurucuları vermişti. 1741 yılındaSaksonya’daki baskı üzerine Moravyalı Kardeşler tarikatınınüyeleri ülkelerini terk edip Amerika’ya göçmüşler ve aynı yıl içindede kasabalarını kurmuşlardı. Moravyalı Kardeşler tarikatınınen eski üyeleri ise, Moravya’dan göç etmişlerdi Saksonya’ya,Slav kökenli kabilelerin ülkelerini ele geçirmeleri üzerine. Ortaçağtarihine Continue reading
-
6 Ekim 2025 Haftası
“Kendimi genellikle yeryüzünün her yerinde sürgün sayıyorum. Ve hiçbir yerinde göçmen saymıyorum. Yazdıklarım göçmen yazını değil. Somut anlamda sürgün yazını da değil. Ben kendi kendimi her an, her yerde için için sürüyorum.” “Berlin’de kaldığım bir yıl, beni edebiyatla baş başa bıraktı. Bu durum hem çok yararlı, hem de çok yorucu oldu. Acı duyarak, hem de Continue reading
-
29 Eylül 2025 Haftası
“Tam olarak ne zamandır yazdığımı bilmiyorum. Ama düşünüyorum da, aslında en başından beri yazmış olsam gerek – kafamın içinde…Kitap benim için hep kutsal bir nesne oldu. Yazarları tanrı katında, ulaşılmaz varlıklar olarak gördüm. Yazarlık bir tür tanrılıktı; dolayısıyla, yazarlığa özenmek, tanrı olduğunu iddia etmeye kalkışmakla eşdeğer bir küstahlık sayılmalıydı. Yazar olunamaz, ancak yazar doğulabilirdi. Bu Continue reading