• Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Berlin

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Avrupa turnesinde. Tanpınar’ın şahaneliği Avrupa’ya da yayılıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında İstanbul’da izlediğim oyunu Berlin’e gelmişken de kaçırmadım. Umarım daha da izleme şansım olur. İlk izleyişimde Zorlu’da ana sahnesinde görmüştüm oyunu. Orada Serkan Keskin dönen bir platform üzerinde kostümlerini değiştiriyor ve bir sonraki rolüne hazırlanıyordu. Turne versiyonuna Cep Sahnesi demişler. Dönen bir platform Continue reading

  • Mor

    Berlin’in bir parkında, güneşi çok tanımamış, yabani bir çalısın sen. Bu gösterişe ne gerek var? İçinde tutamadığın değil mi rengini? Anlıyorum seni. Continue reading

  • Kavanozda mevsim

    27.01.2025, 06:03, Berlin Yeşillenmiş bahçede kokusuz leylaklar açmış Toprak delik deşik Kış gelince mevsimleri çıkarıyorum kavanozlardan Bir yemeklik, dibinde dünya Continue reading

  • Göl Yazı – Enis Batur

    Enis Batur okumak hep çok keyifli. Çok öğretici, not aldığım kâğıt, kalemi elimden zor bırakabildiğim bir kitap oldu. Yazarla beraber iç sürüp, çağrışımları kovalıyoruz. Kurulan bağlantılar çok heyecan verici. Yine kısacık ama. Biçim olarak da oldukça oyunlu. Continue reading

  • Yılanların Öcü – Fakir Baykurt

    Bir kitap buluşması vesilesiyle, seneler önce okuduğum Yılanların Öcü’nü bu kez dinleyerek deneyimledim. Başta pek istekli olduğumu söyleyemem, ama şimdi iyi ki diyorum, çünkü bu şahane metni bir kez daha özümseme fırsatı buldum. Toplumcu gerçekçi edebiyata mesafeli bir okurum aslında. Ancak bu tür metinler, Yılanların Öcü gibi yazılmışsa, favorilerim arasına girebilir. Metin; dili, atmosferi, karakterleri Continue reading

  • Hotel Glasgow – Şavkar Altınel

    Şavkar Altınel ile tanışmam Sezen’le tanışmamdan sonrasına denk gelir. Sezen’in Şavkar Altınel hayranlığına şahit olup önce anlam verememiş ama yine de bu heyecana dâhil olup kendimi Wisconsin,1963‘ü okurken bulmuştum. Sanırım türlerden bağımsız anlatıyla tanışmam da bu kitapla oldu. Öncesinde mesafeli olsam da belki Şavkar Altınel’den okumanın etkisiyle bu tuhaf anlatıları sevmeye başladım. Altınel’in okuduğum bu Continue reading

  • Duygu kayması

    23.01.2025, 08:11, Berlin Bu sabah dillerin yok oluşuyla ilgili okuduğum makale, gündemin ağırlığından olsa gerek, beni yine bambaşka düşüncelere sürükledi. Kent Üniversitesi Antropoloji ve Koruma Okulu’nda Onursal Araştırma Görevlisi olan Dr. Jonathan Loh, dil ve kültürlerdeki değişimin, biyolojik evrime kıyasla çok daha hızlı gerçekleştiğini söylüyor. Dil öyle bir hızla değişiyor ki aynı dili konuştuğumuz eski Continue reading

  • Böyle Küçük Şeyler – Claire Keegan

    Geçen sene Berlinale’de film uyarlamasını izlediğim kitap uzun zamandır okuma listemdeydi. Umay Öze çevirisi ile okuduğum kitapta pek de aradığımı bulamadım. Film kitaba kıyasla çok daha etkileyiciydi. Önce kitabı okusam hissiyatım ne olurdu merak ediyorum. Hikâye sarsıcı. Küçük bir İrlanda kasabasında, yerel bir manastırın evlenmemiş annelere ve bebeklerine yaptığı korkunç muamelenin hikâyesi. Sonraları kurumsallaşmış bu Continue reading

  • May the force be with you

    19.01.2025, 06:18, Berlin Ailemizin Obi-Wan Kenobi’si Ewan McGregor, arkadaşı Charley Boorman ile birlikte motosikletle dünyayı geziyor ve yol günlüklerini belgesel tadında yayınlıyor. 2004 yılında Londra’dan New York’a 31.000 km yapıyorlar. Rotalarında Moğolistan da var. Yolculuk çok çetin geçiyor. Türlü aksilik yakalarını bırakmıyor. Moğolistan kırsalında daha çok çile çekmektense kendilerini kısa sürede Rusya’ya ulaştıracak yeni bir Continue reading

  • Vejetaryen – Han Kang

    Nobel ödüllü Han Kang’ın Vejetaryen kitabını Göksel Türközü çevirisiyle okudum. Han Kang’ın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Kitap, birbirini tamamlayan üç bölümden oluşuyor. Yazar bir roman olarak değerlendiriyor, ancak her bölüm kendi içinde bağımsız bir öykü gibi de okunabilir. İlhamını yazarın bir kadının balkonunda bitkiye dönüşmesini ve bir saksıya ekilmesini anlatan başka bir öyküsünden alıyor. Continue reading