• Miras

    Sevdiğim yazarlardan Benedict Well’in Nazi döneminde önemli bir figür olan Baldur von Schirach’ın ailesinden geldiğini ve bu nedenle soyadını değiştirdiğini öğrendim. Bir kaçış, reddediş ya da bir tavır… Geçmişi değiştiremesen de onunla aynı hizaya düşmeyi reddediyorsun. Bizim coğrafyamızda hafıza kısa sürelidir. Hafızanın süreksizliği, suçun ya da etik sapmanın kuşaklar arası bir sorumluluk olarak ele alınmasını Continue reading

  • Madame Butterfly

    Dün akşam Staatsoper’de Madame Butterfly’ı izledik. Puccini’nin en hüzünlü operalarından biri. Tüm yük soprano Elena Guseva’nın omuzlarındaydı. Böylesine tek sanatçı odaklı başka bir opera daha izlemedim. Guseva muazzam bir müzik şöleni yaşattı bize. Keza yardımcısı mezzosoprano Natalia Skrycka da çok iyiydi. Özetle kadınların sırtladığı bir operaydı. Tenor Najmiddin Mavlyanov’un da hakkını yemeyeyim tabii. Rolü ufak Continue reading

  • Ay ve teleskop

    Bir yerlerde “Ay olmasaydı teleskop olmazdı,” diye bir cümle görmüştüm. Hoşuma gitmişti. Tabii ki bunun bilimsel bir gerçekliği yok. Yine de metaforik olarak çok güçlü bir cümle. Ayın büyüsü bugün bile çok çekici değil mi? Büyülenmeden merak olur mu? Olur ama pek tatsız olur. Bir şey seni durmaya, bakmaya, hissetmeye zorlar. Karşı koyamazsın. Daha yakından görmek istersin, anlamak ve Continue reading

  • The Clock

    Zamanı seyretmek ister miydiniz? Soru hem felsefe hem de bir paradoks barındırıyor. Ancak zamanı olmasa bile zamanın temsilini izlemek mümkün. Christian Marclay’in The Clock isimli çalışmasından bahsediyorum. 2010’da Londra’daki prömiyerinden ve 2011’de 54. Venedik Bienali’nde Altın Aslan’ı kazanmasından bu yana, dünya çapında büyük ilgi gören ve New York’taki MoMA, Londra’daki Tate, Yokohama, Paris’teki Centre Pompidou Continue reading

  • 24 Kasım 2025 Haftası

    https://dusunbil.com/gercek-orada-bir-yerlerde-the-x-filesin-felsefesi/ “Bizler dünyadan püsküren alevleriz.” “…Konuşmak hastalıklı düşüncelerden bir nevi uzaklaşmadır, başkalarına karşı bir çeşit savunma. Şayet sözcükler insanları rahatsız edip beyinlerini zorluyorsa fazla anlam taşımıyorlardır. Ben kendimden biliyorum, konuşmayı içgüdüsel olarak bir savunma aracı niyetine kullanıyorum. Birisiyle konuşurken onun sabrını zorluyorum, sanki onu esir almışım gibi…” Edward Munch, Mahrem Günlükler “Günün birinde onun öyküsünü Continue reading

  • Sessizlik

    Finlandiya’da ilginç ve etkileyici bir açık hava yerleştirmesi bulunuyor: Hiljainen kansa (Sessiz Halk) Rauhansalmi bölgesinde, Suomussalmi kasabası yakınlarında bulunan bu dev açık hava sanat eseri, bir tarlanın ortasına yayılmış binlerce insan silueti gibi görünüyor. Aslında tahta parçalarına geçirilmiş otlardan ve kıyafetlerden ibaretler. Yine de ritüel hâlindeki ya da distopik filmlerde bir anda dönüşen insanlara benziyorlar. Sanatçı mesajıyla ilgili Continue reading

  • Kanon, klasikler ve cızırtılar

    Geçtiğimiz günlerde Eric Schliesser’in derlediği Felsefenin İhmal Edilmiş On Klasiği isimli bir kitapla karşılaştım. Kitap, felsefe tarihinde yeterli ilgili görmemiş, gözden kaçmış felsefi metinleri inceliyor. Bu metinlerden bazılarını araştırdım. İlgimi çekti. İlgi görmemelerine şaşırdım. Tabii konunun uzmanı kişilerin gözünde benim anlayamadığım sebepleri de vardır bu durumun, son derece aşikar olanları da. Kitabın aklıma düşürdüğü soruysa Continue reading

  • 10 Kasım 2025 Haftası

    “Tarih okumaktan yorgun düşerek Spinoza’ya geri döndü. Din kitaplarını, batıl inançları ve mucizeleri eleştiren, neredeyse ezbere bildiği bölümleri yeniden okudu. Bir Tanrı vardıysa bile, Spinoza’yı okuduktan sonra düklcinı kapatıp gitmiş, sadece bir fikir olarak kalmış olmalıydı.” Bernard Malamud, Tamirci “Ostrakismos: Kişisel fazla güçlü oldukları için cezalandırılırdı. Demokrasi kendi içinden tiran çıkmasın diye potansiyel liderleri on Continue reading

  • Canım Suzan

    Gözlerimi yumdum. Üzerimde tonlarca ağırlık. Kıpırdayamıyorum. Nefesim kesiliyor. Kimse yok mu? Kapıyı kapatıp çıktılar. Beni burada bıraktılar. Tuhaf sesler… Başta bu kadar güçlü değildiler. Bir şeyler yanlış. Unuttular beni. Burada bıraktılar. Neden bu kadar sıkışık? Bağırsam biri duyar mı? Siren sesleri. Kıyamet başladı. Burada öleceğim. Belki de öldüm. “Gözlerini hiç açma, güzel şeyler düşün,” dediler. Continue reading

  • 3 Kasım 2025 Haftası

    “Bir kişinin bir başkasına okumak hakkında verebileceği tek tavsiye hiçbir tavsiyeye kulak asmaması, kendi içgüdüleri takip etmesi, kendi muhakemesini kullanması ve kendi çıkarımlarını yapmasıdır.  …Her ne kadar kürklü ve cübbeli olsalar da kütüphanelerimize yetkililerin girmesine ve bize nasıl okumamız, ne okumamız, okuduklarımıza ne gibi değerler atfetmemiz gerektiğini söylemelerine izin verirsek, bu mabetlerin soluğu olan özgürlük Continue reading