• Antropoloji – Geçmişin Geçtiği Yanılgısı

    Sebald okurken büyülenmeye devam ediyorum. Austerlitz’te şöyle bir cümlesi var: “Austerlitz sprach an diesem Tag, nachdem wir unseren Aussichtsposten auf der Wandelterrasse verlassen hatten, um durch die Innenstadt zu spazieren, lange noch von den Schmerzensspuren, die sich, wie er zu wissen behauptete, in unzähligen feinen Linien durch die Geschichte ziehen.”* Bunu sanırım şu şekilde çevirebiliriz: Continue reading

  • Berlin Berlin

    Robert Musil Niteliksiz Adam’ı şans eseri önünden geçtiğim bir binada yazmış. Berlin’de yaşadığından bile haberim yoktu. Meğer Berlin’de felsefe ve psikoloji okumuş. Bu sene Berlin ve Almanya beni çok yordu. Marjinal kararlar almaya çok yakındım ancak durumum buna müsaade etmedi. Berlin’le barışmaktan başka şansım yok en azından yakın gelecekte. On yıldır süren gelgitli aşk ve Continue reading

  • Başka sabahlar

    Kâğıt ve kalemle olan ilişkimizi daha tertipli bir hâle getirmeye çalışıyorum. Yeni ritüeller ekledim hayatıma. Ne zamandır elime almadığım dolma kalemim, Prag’dan aldığım kapağında Kafka’nın el yazısı olan defterle buluştu. Ekran aracılığıyla değil kalem kâğıtla not düştüm tarihe. Dijital olarak da bir not düşmek sevap pointlerimi azaltmaz umarım 🙂 Continue reading

  • Antropoloji – Kabile, Birey, Bireysellik

    Solomon Asch’in Sosyal Uyum Deneyi’nden haberdar mısınız? Asch’in 1951 yılında gerçekleştirdiği bu deneyler bireylerin çevrelerindeki çoğunluğun görüşüne uyum sağlamak adına kendi doğru bildiklerinden ne kadar kolay vazgeçebildiklerini gösteriyor. Asch, deneye katılacak olan öğrencilere bunun bir görsel algı testi olduğunu söyler. Ancak gerçekte toplumsal baskının birey üzerindeki etkisini ölçmek istemektedir. Bir odaya 7-8 kişi alınır. Ancak Continue reading

  • Hangi araç? Hangi klayve?

    Teknolojik cihazlarımızda hâkim olan Q klavye diziliminin aslında yazmayı yavaşlatmak için tasarlandığını biliyor muydunuz? 1860’ların sonunda, Amerikalı mucit Christopher Latham Sholes ve arkadaşları ilk ticari daktiloyu geliştirdiler. İlk başta mantıklı görünen bir yol izlediler ve tuşları alfabetik sıraya göre dizdiler. Ancak bu düzenekle yazmaya başladıklarında büyük bir mekanik sorunla karşılaştılar. İngilizcede sıkça yan yana kullanılan harfler (örneğin S ve Continue reading

  • 5 Ocak 2026 Haftası

    “… Onu daha önce duyduk; bütün o sopalar, mızraklar, kılıçlar, o beyin göçerten, saplanan, vurulan şeyler, o uzun ve sert şeyler hakkında işitmediğimiz şey kalmadı; ama içine bir şeyler konan şeyi, mazrufun zarfını şimdiye kadar hiç dinlemedik. Bu yeni bir hikaye. Yeni bir haber. Ama eski de. Sonradan icat edilmiş, lüks, olmasa da olur bir Continue reading

  • Zihin ve Bilinç – VII

    Aslında Zihin ve Bilinç üzerine aklımdaki yazıları üretip bu defteri kafamda kapatmıştım. Ancak Siri Hustvedt’in Living, Thinking, Looking isimli kitabını okurken The Real Story ve Three Emotional Stories isimli denemeleri, beni bellek üzerine düşünmeye ve yazmaya teşvik etti. Zihin ve Bilinç başlığını da uygun buldum. Hustvedt bellek üzerine epey düşünen ve üreten bir yazar. Hangimiz Continue reading

  • Kar sessizliği

    Bu kış oldukça karlı geçiyor. Karı severdim aslında bu kış o kadar soğudum ki Almanya’dan kara bile söyleniyorum. Kesinlikle kış insanı olmadığıma emin oldum bu sene. Kış sevdalılarının da kendini kandırdıklarına ya da sıcak iklimlerde yaşadıkları için kışa methiyeler düzdüklerine inanıyorum. Aksine kimse beni ikna edemez 🙂 Bugün kabullenme kararı aldım. İnsan nereye kadar yaşadığı Continue reading

  • 29 Aralık 2025 Haftası

    “… Ürettiği kültür ürünleri insanın biyolojik gereksinimleri için yeterliyken, zihinsel kimi sorunları çözmekte başarılı değildi. Nitekim insanın aletle çözülemeyecek soyut, ontolojik sorunları vardı. Düşlediği hayatı yaşayamıyordu, sonlu bedende sonsuz yaşama dahil olamıyordu. Bu çelişkiden kaynaklanan kendini bilme ihtiyacı her seferinde ölümle sonlanıyordu. Bilen ölümü biliyordu ve ölüm yaşam üzerine ipotek koyuyor, yaşayanın yaşamını alıyordu. Bu Continue reading

  • Rakamlarla 2025 ve 2026 planlarım

    Mesleki bir deformasyon olarak yılı rakamlarla özetlemeyi hep sevmişimdir. Yine de her geçen yıl tuttuğum istatistiklerin azaldığını fark ediyorum. Örneğin bu yıl kaç kitap okuduğumu saymadım. Yine de paylaşmaya değer bulduğum bazı notlar var. Bu sene blogumda 155 yazı yayımlamışım. İki buçuk yıl önce günlük tadında başlayan metinler, zamanla disiplinler arası, daha derli toplu denemelere dönüştü. Yılın Continue reading