-
Duyarsızlaştırma merkezi
22.10.2024, 08:30, Berlin Alarm çalmadan uyandın. Beynin öğrendi. Kasların yataktan çıkmaya direniyor. Alarm imdadına yetişiyor. Telefonuna bakıyorsun. Mesaj yok. Birinci dereceden bir felaket olmamış o gece. Klozete oturuyorsun. Uzak dereceden katliamlara, savaşlara, kardeşini sırtlayıp çıplak ayaklarıyla kilometrelerce taşıyan çocuklara, soykırımlara, kuruyan nehirlere, kanlı vücutlara, evlatlarının cesetlerine bile razı annelere bakıyorsun elindeki camdan. Çişin yukarı akan Continue reading
-
Kişisel gelişiyoruz
20.10.2024, 06:09, Berlin Elle yapılan ve ekran içermeyen aktiviteler kovaladığımdan bahsetmiştim. Numaralandırılmış boyama tablolardan aldım. Boyama kadar beynimi susturan bir aktivite olamaz. Mandala boyamayı da çok severim. Süreç başlı başına bir kişisel gelişim imkânı oldu benim için. Alışveriş yapmaktan hiç hoşlanmam çünkü asla şıklar arasında karar veremem. Tüm seçenekleri taramam gerekir ancak öyle kendimi iyi Continue reading
-
Daha iyisi mümkün
19.10.2024, 06:34, Berlin Günlerdir yazmamışım. İç ve dış bazı mutsuzluklar… Son yazımın konusu yaklaşmakta olan imza günümün hazırlıklarıydı. Aynı gün içinde iptal olduğunu öğrendim. Aldığımız izinler, değiştiremeyeceğimiz biletler cabası. Gündem dersen eskiden kaçmak daha kolaydı, artık kaçacak bir yer kalmadı. Bu gibi durumlarda bazıları dünya içine çökerek yok olsun geride hiçbir şey kalmasın istiyor. Bazısı Continue reading
-
Canım tuhaflıklarım
15.10.2024, 06:12, Berlin Bazen kendime kızsam da bazı tuhaflıklarım beni eğlendiriyor. Yakınlarda yer aldığım kolektif kitabın imza günü olacak. Bir insan imza gününe nasıl hazırlanır? Kıyafet seçer herhâlde. Evet, o da denklemimizin bir bilinmeyeni henüz, çalışmalarım devam ediyor. Ancak beni daha çok geren durum atılacak imza. Ne yazmalı? Nasıl yazmalı? Hangi kalemi kullanmalı? Dün kullanmak Continue reading
-
Nazar boncuğu
14.10.2024, 06:13, Berlin Nazar boncuğuna hayatımın büyük döneminde çok mesafeliydim. Enerjisel ve spiritüel şeylere asla inanmazdım. Nazar boncuğu birkaç sene önce hayatıma girdi. Girdiği döneme bakınca artık işimin oturduğu, yeni eve taşınıp dilediğimizce kurduğumuz ve evimize bayıldığımız dönem. Sezer istedi eve de astık bir tane. Ben de yine aynı dönemde takılarımda nazar boncuğu kullanmaya başladım. Continue reading
-
Bir Solgun Adam – Selçuk Baran
Çok ilginç bir kitaptı. Karakterin yalnızlığının boyutu öyle güzel veriliyor ki. Aslında bu karakterde Türk edebiyatında okuduğumuz her basiretsiz adamdan izler var. Selçuk Baran da geç kaldığım yazarlardan. Hele küs gittiğini bilince kitabın etkileyici kadar bir taş oturuyor insanın göğsüne. Continue reading
-
de ki işte – Oruç Aruoba
Okuduğum şiir kitaplarını buraya eklemiyorum, sanırım da hep aynı kitapları okuyup duruyorum. Ancak bu kitap bir şiir kitabından ziyade bir felsefe kitabı. Harika tespitlerle dolu türsüz bir kitap. Continue reading
-
Kızıl Kale – Erendiz Atasü
Ah ben ne geç kalmışım Erendiz Atasü’ye. İlk cümleleri itibariyle büyülendim. Her öykü bambaşka. Her öykü çok etkileyici. Muazzam bir toplum okuması. Kadınlık dertleri ve hâlleri öyle çarpıcı verilmiş ki. Birçok işaretlediğim yer oldu ama şu iki cümle ne çok şey anlatıyor: “Hayat hep böyle mi?” dedi. “Başka türlü yaşanmaz mı?” Continue reading
-
Her Şeyi Düşünme – Anne Bogel
Fala inanma, falsız da kalma demişler ya; kişisel gelişim de benim için öyle bir konu. Bildiğim şeyler de olsa okumaktan ve izlemekten keyif alıyorum. Bir nevi gaza geliyorum. Bu kitap da çerezlik bir kitap. Ancak benim gibi karar alma mekanizması yosun tutmuş birine yardımcı olacak birkaç tavsiyeye rastladım. Hemen aksiyona giriştim. Gerçekten çalışıyor sanırım 🙂 Continue reading
-
Ölmeme Günü
12.10.2024, 06:33, Berlin İkinci Yeniciler’in icat ettiği Ölmeme Günü’nü dün duydum. Her sene 26 Mart’ta buluşup ölmemeyi kutlamışlar. Ta ki Turgut Uyar göçene dek. Masada kimler kimler… Ölmemeyi kutlayanlardan hiçbiri ölmemiş, ölümsüzlüğü de icat etmişler. Ölüme karşı bile örgütlü mücadele. Continue reading