• Oltamıza takılan yeni türler

    19.06.2024, 06:36, Berlin Berna Moran’dan öğrendiğim üzere birçok eleştirmene göre iç konuşma tekniğinin bir anlatım yöntemi olarak sürekli kullanıldığı ilk roman Édouard Dujardin’in 1887’de basılmış olan Les Lauriers sont Coupés isimli kitabı. Kitabı okumadım ama ismi sanıyorum Defneler biçildi/kesildi anlamına geliyor. Epey etkileyici bir isim. Aynı zamanda James Joyce’un Ulysses’ine de ilham olduğu söyleniyor. Recaizade Continue reading

  • Bir yaratım hadisesi

    18.06.2024, 06:52, Berlin Çoğu kişi yazmayı bir delilik hâli olarak tanımlıyor. Günlerce karakterlerle yatıp kalkmak, sessiz ortamda her şeyden soyutlanıp sadece yazmak, ilhamın gelmesini beklemek. Benim yazma eylemim ise bunlardan çok uzak. Ben yazmak istedikten sonra televizyonun karşısında da yazabilirim, yazarken yanımdakine laf da yetiştirebilirim. Yazmaya oturmadan uzun uzun planlar yapamam mesela. Sadece bir önceki Continue reading

  • Şiirli sabah

    17.06.2024, 08:34, Berlin Orhan Pamuk’un Manzaradan Parçalar kitabında 54 yaşında kaleme aldığı bir yazısını okudum. Ömrünün yarısını çoktan tamamladığını bildiğinden, ancak önünde yaratacak çok eser olduğundan bahsediyor. Yazarlık hayatının 32. senesinde olduğunu ve önünde yaratacak 32 senesi daha olduğuna inandığını söylüyor. Yeni yaşımın ilk günleri olması sebebiyle sanırım bu yaşın paniği de henüz üzerimde. Geç Continue reading

  • Ayakkabı

    16.06.2024, 07:25, Berlin …Ağaçların yeşerdiği, senin en sevdiğin mevsimdeyiz. Tam Adalar zamanı. Denize çıkan yokuşlarda sevdiğimiz ağaçları, kuşları, şairleri kovalamalıydık. Ancak bizim payımıza tahlil, hastane, doktor kovalamak düştü. Endişeli geceler arttıkça ne olursa olsun bilmek istedik. Fakat bilince azalmadı ki endişeler. Toyduk, sen yakışıklı kaldın, ben büyüdüm. Yerde tek tük kuru yapraklar var. Diğerleri canlı Continue reading

  • İtiraf – L. N. Tolstoy

    Tolstoy bu kitabı ile ilgili bir mektubunda Yaşamıma karşı okurda tiksinti uyandırmak yeni yapıtımın asıl hedefi diyor. Sanırım aksi oluyor ve dürüstlüğünün büyüsüne kapılıp onu sadece insan olmanın defolarına sahip bir insan olarak görüyoruz. Hepimiz gibi. İnsanın boşluk duygusunu ve boşluğu doldurma arayışını anlatışı muhteşemdi. Merakla okudum. Sonundan çok tatmin olduğumu söyleyemem. İnancın yaşamımızdaki kilit Continue reading

  • Yorum ve Aşırı Yorum – Umberto Eco

    Yazarı Umberto Eco olarak görünse de, kitap aslında Tanner Konferansları’na dayanıyor. İçerisinde başka filozof, kuramcı ve eleştirmenlerden de yazılar yer alıyor. Defalarca okunacak, insanı düşünmeye sevk eden bir kitap. İçindeki Kızılderili öyküsüne bayıldım. Eco’nun kitabında neden Prag’ı seçmiş olmasına ilişkin anekdotu çok güzeldi. Metinleri yorumlamak ve metinleri kullanmak kavramlarını ise çok daha uzun süre düşüneceğim. Continue reading

  • Avrupa Benim – Zeynep Atikkan

    Batı Avrupa’da aşırı sağın yükselişini konu alan bu kitap aslında İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki ekonomik ve sosyolojik durumdan başlayıp özellikle seksenler dönemini epey detaylı anlatıyor. Batının iki yüzlülüğü ile ilgili şüphemiz olmasa da bildiğimiz gerçeklerin bu şekilde listelenmesi epey etkileyici. Kitap 2017 basımı ve Geç mi kaldık? sorusuyla bitiyor. Umutsuzluktan pek hoşlanmasam da 2024’ten bakınca Continue reading

  • Mıknatıs

    15.06.2024, 08:03, Berlin İki buçuk haftadır içimi kırış kırış eden endişe iyi haber ile neticelendi. Ben birkaç gün hayatı durdurup travmalandığımla kaldım. Bir yanım sonucun iyi olacağını hissetmesine rağmen yine de bu girdaba sürüklendim. Bu bir yanım aldığım terapiler olabilir pek tabii 🙂 Kaygım sadece o konuyla sınırlı kalmadı, bir mıknatıs gibi kuma gömülü endişelerimin Continue reading

  • Porçöz

    14.06.2024, 06:58, Berlin Çoğunluk her dönem aynı şeyleri konuşuyor. Bir konu popüler olunca herkes nedense ya fikrini beyan etmek ya da konunun popülerliğinden nemalanmak istiyor. Herkesten aynı kitap ya da yazar isimlerini duyuyoruz. Papa yapay zeka ile ilgili konuşuyor mesela. Herkes aynı gündemi yaşıyor. Elini çabuk tutmak mühim. İlk varan, en güzel yeri kapıyor. Aynı Continue reading

  • Yapma ve bozma cesareti

    13.06.2024, 06:47, Berlin Bu blogun doğum hikâyesini 77 kez falan yazmış olmalıyım. İki sene önceki doğum günü hediyelerimden biriydi. Bir seneden fazla boş durdu. Mayıs ayında doldurmaya niyet ettim, Ağustos ayında Günlük fikri doğdu. Aslında doğmak fikri ile bağlanamayacak kadar demode bir fikir, insanlar bin yıllardır günlük yazıyor neredeyse. Ve ben aslında hiç günlük tutmadım. Continue reading