• There’s still tomorrow

    Açık hava sinemasında şemşiyelerle, battaniyelere sarınıp yine de donumuza kadar ıslanarak şahane bir film izledik. Paola Cortellesi’nin hem yönetip hem başrolünü oynadığı 2023 yapımı bir İtalyan filmi. Muazzamdı. Anlatım şekli öyle orijinal ki. Yakalanan detaylar. Hepimizin annesinden bir parça var hayatı gösterilen kadında. Çok çok çok etkilendim. Yönetmenin neyi, ne kadar, nasıl gösterme kararının önünde Continue reading

  • 38

    12.06.2024, 06:23, Berlin Otuz sekizin ilk günü sahip olduklarıma şükretmekle başladı. Otuz yedi şahane bir yaştı. Kendimle tanışarak, ne istediğime karar verdiğim ve bu yolda gerekli adımları atarak geçen bir yaş. Geldiğim yerden o kadar memnunum ki. Hayatında neyi değiştirmek istersin deseler en ufak bir değişikliğin bile bugünden bir şey eksiltmesine müsaade edemem. Bırak, her Continue reading

  • Kafka ile bir pazar sabahı

    09.06.2024, 06:30, Berlin Kafka’nın 1920’de Avusturyalı şair Albert Ehrenstein’a yazdığı bir mektup açık artırmaya çıkmış. Kafka mektubunda yazar tıkanıklığından dem vuruyor. Koskoca Kafka bile. Diyor ki; “Üç yıldır hiçbir şey yazmadım, şu anda yayınlananlar eski şeyler, başka bir çalışmam yok, başlamadım bile.” Kısacık ömründe üç sene ne kadar da uzun. Sanırım hayatta kalmaya uğraşırken, sıra Continue reading

  • Rızabey Aile Evi – Tarık Dursun K.

    Tarık Dursun K. öykülerini, öykülerindeki dili, atmosferi severim. Yazarın ilk romanı ise o kadar etkileyici gelmedi bana. Anlatım güzel, karakterler çok gerçek. Zincir anlatıcı tekniği çağına göre çok yenilikçi ama yine de çok etkilendiğim bir kitap olmadı. On altı sene sonra yazılmış olmasına karşın Sevgi Soysal’ın Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’ni daha önce okumamış olsaydım, belki Continue reading

  • Feminist Manifesto – Chimamanda Ngozi Adichie

    Yazarın TEDx konuşmasının kitaplaştırılmış hâlini okumuş, çok giriş seviyesinde bulup manifestosunu merak etmiştim. Manifesto kapsamı da bir o kadar konuya giriş niteliğinde. Benim çevremde benim yaş grubumda hâlâ bu temele ihtiyaç duyacak biri olacağını sanmıyorum, sanmak istemiyorum. Continue reading

  • Dizboyu Papatyalar – Tomris Uyar

    Bu kitap papatya kokuyor. Duru, temiz, etkili. O nasıl detaylar, o nasıl ince ince nakış işler gibi işlemek öyküleri. Hep var olasın canım Tomris Uyar. Bu arada içinden Bandırma geçen kitaplara da ayrıca bir gönül bağım oluşuyor, bu da onlardan biri 🙂 Continue reading

  • Edebiyat Kuramları ve Eleştiri – Berna Moran

    Edebiyat dünyasında benim gibi çok alaylı hissedenler için muazzam bir kaynak. Senelerdir aradığım o sistematik ders içeriğini buldum. Kolay bir kitap değil, bence okunup geçilecek bir kitap da değil. Bir ders kitabı gibi yaklaştım, her gün yarım saat, kırk dakika ders çalışır gibi çalıştım kitaba. Mayıs ayında yoğunluğumdan kaynaklı pek aktif çalışamadım maalesef. Notlarım A4 Continue reading

  • Ötekileştirilmemiş bir dünya

    08.06.2024, 06:49, Berlin Pandora’nın Merakı’nı her hafta dört gözle bekliyorum. Eylül Hanım’ın kitaplar karşısındaki heyecanı, konukların titizliği, özeni, bizi en kuytularına konuk edişleri çok hoşuma gidiyor. Her seferinde ne çok sakladıklarına şaşıyorum. Ben günlüklerimi, şiirlerimi, hatıra defterlerini bile saklamazken. Dün İsmail Güzelsoy’un konuk olduğu son bölümü izledim. Hiç okumadığım bir yazar. Program o kadar sert Continue reading

  • Bi müsaade

    07.06.2024, 06:11, Berlin Çok konuşmak ne zaman övünülecek bir meziyet oldu bilmiyorum. Benim çocukluğumda çok konuşan insanlar çok konuştuklarının farkında olmadıklarından çok konuşurlardı. Artık farkında ola ola, sözde esprili bir özür eşliğinde çok konuşuyorlar. Online seminerlere katılmayı çok seviyorum. Ancak bu seminerlerin çoğunda bir ya da iki katılımcı alıyor sazı eline, durmak bilmiyor. Sözde soru Continue reading

  • Edebiyat Nedir? – Jean-Paul Sartre

    Yine soyut düşünme mekanizmamı zorlayan bir kitap. Bu tarz kitaplar beni epey keyiflendiriyor. Özellikle Yazmak nedir? bölümü beni oldukça zorladı. Devamındaki Neden yazılır? ve Kimin için yazılır? bölümleri çok daha anlaşılırdı. 1947’de yazarın durumu bölümü ise hem yazıldığı dönemden hem de Sartre’ın politik duruşundan kaynaklı biraz zor ilerledi benim için. Yine de artık başka bir Continue reading