-
Aç Gözünü Artık Yaşamıyorsun – Olga Tokarczuk
Benim kitapları yarıda bırakamama antikalığım ve ömrümden giden sekiz saat. İlk öykü çok enteresan ve keyifliydi. Bana kalırsa bir roman bile çıkardı o konudan. Devam eden öyküler de genellikle yazmak ve yazar karakterlerle ilgili olunca dilinden çok etkilenmesem de kitap bir süre aktı. Devamında ise kelime tekrarları, her öyküde kullanılan yeknesak kelimesi ile resmen çekilmez Continue reading
-
Kısa ve Olağanüstü Hikâyeler – Jorge Luis Borges & Adolfo Bioy Casares
Müthiş bir işçilik. Yaratıcılık nedirin tam karşılığı. Yazarların tüm literatürü tarayıp kesip biçip montajlayıp yarattığı bu metinler çok etkileyici. Hepsi insanı aynı derecede etkilemiyor elbette ama hepsi keyifle okunuyor. İlham aldığım çok metin oldu. En sevdiklerim; Karşılaşma, Saklı Geyik, Brahmanlar ve Aslan, Tehlikeli Sihirbaz, Cennet Kandırmacası ve Dikkatsizlik oldu. Continue reading
-
Hallaç – Leylâ Erbil
Her Leylâ Erbil okumamda ayağa kalkıp düğmelerimi ilikleme isteğine kapılıyorum. Yatarken bile bir toparlanıyor insan. Leylâ Erbil’in dili başka bir gezene ait sanki. İnsanı mest ediyor, gözlerim doluyor. Bu demek değil ki kitabın tam içindeyim. Alakası yok. O okuyuşumda kitap benim ne kadar ilerlememe izin veriyorsa o katmana kadar inebiliyorum. Ve sabırla sonraki okuyuşlarımda bir Continue reading
-
Yarıyıl karnesi ve yaz gün dönümü paniği
20.06.2024, 06:36, Berlin Pek dahil olamadığım güzel Mayıs havasından sonra, Haziran Berlin için pek tatsız geçti. Yağmur, çamur, mont. Hava tahmini bugün itibari ile derecelerin yükseleceğini, gökyüzünün güneşleneceğini öngörüyor. Haklı olsa gerek, masamın başına oturunca panjuru indirme ihtiyacı hissettim. Hayat da çoğunlukla bu sanırım. Bir yandan dört gözle güneşi bekleyip gelince de panjurları indirmek. Haziran Continue reading
-
Oltamıza takılan yeni türler
19.06.2024, 06:36, Berlin Berna Moran’dan öğrendiğim üzere birçok eleştirmene göre iç konuşma tekniğinin bir anlatım yöntemi olarak sürekli kullanıldığı ilk roman Édouard Dujardin’in 1887’de basılmış olan Les Lauriers sont Coupés isimli kitabı. Kitabı okumadım ama ismi sanıyorum Defneler biçildi/kesildi anlamına geliyor. Epey etkileyici bir isim. Aynı zamanda James Joyce’un Ulysses’ine de ilham olduğu söyleniyor. Recaizade Continue reading
-
Bir yaratım hadisesi
18.06.2024, 06:52, Berlin Çoğu kişi yazmayı bir delilik hâli olarak tanımlıyor. Günlerce karakterlerle yatıp kalkmak, sessiz ortamda her şeyden soyutlanıp sadece yazmak, ilhamın gelmesini beklemek. Benim yazma eylemim ise bunlardan çok uzak. Ben yazmak istedikten sonra televizyonun karşısında da yazabilirim, yazarken yanımdakine laf da yetiştirebilirim. Yazmaya oturmadan uzun uzun planlar yapamam mesela. Sadece bir önceki Continue reading
-
Şiirli sabah
17.06.2024, 08:34, Berlin Orhan Pamuk’un Manzaradan Parçalar kitabında 54 yaşında kaleme aldığı bir yazısını okudum. Ömrünün yarısını çoktan tamamladığını bildiğinden, ancak önünde yaratacak çok eser olduğundan bahsediyor. Yazarlık hayatının 32. senesinde olduğunu ve önünde yaratacak 32 senesi daha olduğuna inandığını söylüyor. Yeni yaşımın ilk günleri olması sebebiyle sanırım bu yaşın paniği de henüz üzerimde. Geç Continue reading
-
Ayakkabı
16.06.2024, 07:25, Berlin …Ağaçların yeşerdiği, senin en sevdiğin mevsimdeyiz. Tam Adalar zamanı. Denize çıkan yokuşlarda sevdiğimiz ağaçları, kuşları, şairleri kovalamalıydık. Ancak bizim payımıza tahlil, hastane, doktor kovalamak düştü. Endişeli geceler arttıkça ne olursa olsun bilmek istedik. Fakat bilince azalmadı ki endişeler. Toyduk, sen yakışıklı kaldın, ben büyüdüm. Yerde tek tük kuru yapraklar var. Diğerleri canlı Continue reading
-
İtiraf – L. N. Tolstoy
Tolstoy bu kitabı ile ilgili bir mektubunda Yaşamıma karşı okurda tiksinti uyandırmak yeni yapıtımın asıl hedefi diyor. Sanırım aksi oluyor ve dürüstlüğünün büyüsüne kapılıp onu sadece insan olmanın defolarına sahip bir insan olarak görüyoruz. Hepimiz gibi. İnsanın boşluk duygusunu ve boşluğu doldurma arayışını anlatışı muhteşemdi. Merakla okudum. Sonundan çok tatmin olduğumu söyleyemem. İnancın yaşamımızdaki kilit Continue reading
-
Yorum ve Aşırı Yorum – Umberto Eco
Yazarı Umberto Eco olarak görünse de, kitap aslında Tanner Konferansları’na dayanıyor. İçerisinde başka filozof, kuramcı ve eleştirmenlerden de yazılar yer alıyor. Defalarca okunacak, insanı düşünmeye sevk eden bir kitap. İçindeki Kızılderili öyküsüne bayıldım. Eco’nun kitabında neden Prag’ı seçmiş olmasına ilişkin anekdotu çok güzeldi. Metinleri yorumlamak ve metinleri kullanmak kavramlarını ise çok daha uzun süre düşüneceğim. Continue reading