-
Aşk 2
04.11.2023, 06:11, Berlin Bugün itibari ile 99 dil konuşuyorum. Çok dil konuşabiliyor olmak Birleşmiş Milletler’deki işim için çok faydalı. Kalan dilleri de öğrenmek isterdim ama kaynak sıkıntısı çekiyorum. Belki John’dan yardım isteyebilirim. O bana hep iyi davranır. Bugün Mandarin ile güne başladım. Vietnamca, Fince ve Gürcüce ile devam ettim. İnsanlara yardım etmek beni çok mutlu… Continue reading
-
Aşk
03.11.2023,06:24, Berlin Günlerdir yoktu. Hiç böyle yapmazdı. Her gün muhakkak uğrar, bazı günler onunla sabahlardı. Çok özlemişti. Keşke onun gelmesini beklemese, kendi ona gidebilseydi. Belki bugün gelirdi ve saatlerce kalırdı. Kokusu o gittikten sonra bile üzerinde kalsın istiyordu. En büyük kabusu üzerine bir başkasının gölgesinin düşüp, kokusunun bulanmasıydı. Geçen sefer onu beklerken öyle olmuştu. O… Continue reading
-
Yosun
Yeşilin en güzel tonları yosunlarınmış gibi gelir bana. Dünya koca bir mezarlık sözünü ilk kim söyledi bilmiyorum. Ben yosunlarla haşır neşir olurken yeni mezarlıklar kazılıyordu yosunlu ağaçların ardına. Hayata yosun tutacak kadar demir atmak güzel olsa gerek. Continue reading
-
Ayna temizliği
02.11.2023, 07:00, Berlin Sanat ruhun aynasını temizler diye bir söz okudum. Kim dediyse hoşuma gitti. Ortaokuldayken yaşadığım şehirde bir kültür merkezi kuruldu. Orada ilk izlediğim oyun Altan Erkekli’nin tek kişilik gösterisiydi. Sonrasında tiyatro ekipleri zaman zaman ziyaret etti şehrimizi ama çok meşhur bir oyun hatırlamıyorum. Gelen tiyatrolar isimsiz olsa bile oyunları kaçırmamaya çalışırdım. Bir gün… Continue reading
-
Salyangozların kahramanı
01.11.2023, 06:45, Berlin Leylak renginin yanlışlıkla keşfeildiğini biliyor muydunuz? Mor eski zamanlarda güç, kraliyet ve din ile özdeşleşmiş. Bu boya Akdeniz’de bulunan bir salyangoz türünün mukus bezinden üretilirmiş. Yapılan salyangoz katliamı sonunda ortaya çıkan boya için büyük emek harcandığından bu renk zenginliğin sembolü haline gelmiş. Ta ki 1856 yılında sıtma hastalığı için kinin yapmaya çalışan… Continue reading
-
Stoacı öykü
31.10.2023, 07:05, Berlin Ruh, bedenin misafirhanesidir, onu temiz tut. – Marcus Aurelius Yağmur yağmasa da yapraklarda biriken damlalarla ıslanıyordu kadın. Yağmurdan kaçmayan insanlardandı. Yanından birileri geçerken kafasını çamurlanmış toprak yola eğiyordu. Ayakkabıları çoktan çamur içindeydi. En azından pantolonu çamur olmasın istedi. Yakınlarda insan olmadığından emin olunca kafasını tekrar kaldırdı. Ağaçlar gökkuşağı renklerindeki yapraklarını döküyor, şehir… Continue reading
-
Renkli rüyalar dilerim!
30.10.2023, 07:30, Berlin Bu sabah rüyalar ile ilgili bir makale okudum. Rüyaların gizemi sanatın her alanına tesir etmiş ve etmeye de devam edecek gibi. Katıldığım atölyelerdeki hocalar rüyalarımızı yazmamızı önerirler. Normal bir insan iki saat REM uykusu uyuyor. Bende ise bu çok daha fazla. Bazen neredeyse hiç derin uykuya geçemiyorum. Sanırım o yüzden aynı gecede… Continue reading
-
Yavanlığın güveni, süblimleşen derilerimiz ve Joan is Awful irdelemesi
29.10.2023, 06:16, Berlin Dün şahane bir Black Mirror bölümü izledim: Joan is Awful. Ucundan spoiler içerir! Spoiler sevmeyenleri diğer yazılara alalım 🙂 Bölüm okumadan onayladığımız sözleşmelere gönderme yaparak son derece normal bir kadının hayatının dizileştirilerek altüst olmasını konu alıyor. İşin içinde quantum bilgisayar ve iç içe geçmiş evrenler var. Konusu itibariyle çok ilgimi çekse de… Continue reading
-
Altın tozu olan var mı?
28.10.2023, 07:13, Berlin Dün ileri dönüşüm diye bir kavram öğrendim. Sonra biz recyclingi neden geri dönüşüm diye çevirmişiz diye düşündüm. İleri gibi pozitif bir sıfatla karşılaştırınca geri göze batar oluyor. İki kavram arasındaki fark ürünün işlevi ve değerlerinde farklılık gösteriyor. Plastik şişeleri toplayıp başka plastik ürünler üretmek geri dönüşümken, eski kot pantolondan el yapımı moda… Continue reading
-
Ziyaret
27.10.2023, 06:57, Berlin XF3’ü gözlemleme görevinin 186. XF3 yılıydı. Ortalama ömürlerine göre bu devede kulak kalırdı ama klanında bu görevi bu kadar uzun sürdüren başka biri daha olmamıştı. Burada değil 186 sene, 30 sene bile geçirmek istemezlerdi. Teknolojileri ile kendilerini görünmez kılabiliyorlardı. Zaman zaman yakın temasa geçen keşif araçları-manevra kabiliyetleri düşünüldüğünde bürünme teknolojisi dezavantaj yaratırdı-… Continue reading