-
Pembe günler
25.09.2023, 07:04, Berlin Gökyüzünün pembeleşmesinin yirmi ikinci günüydü. Atmosferden gelen hiçbir veri bir anomali göstermiyordu. Güneş ışıkları aynı miktarda, aynı açıyla, aynı şekilde geliyordu. Ama gökyüzü hiç bitmeyen egzotik bir gün batımı gibi pespembeydi. Bilim insanları konuyu araştıradururken, durum sokaktaki insanlar tarafından artık kanıksanmıştı. Değil televizyondaki her alandan uzmanın görüşü alınan tartışma programlarını izlemek, artık… Continue reading
-
Beş senede bir yaşanan bir doğa olayı
İki sevgili tam beş sene sonra çok sevdikleri Barselona’yla buluşmuşlar. Sevdikleri binaları görmüşler, sevdikleri sokaklarda yürümüşler, sevdikleri mimara selam verip, sevdikleri salaş tapas restoranına gitmişler. Kadın soğuk bir cava söylemiş. Deniz ürünleri ile kadınla beraberken tanışan Antakyalı adam hala şaşarmış denizden her çıkanı yiyen kadına. İstiridyeye soya sosu koydukları için bu sefer deniz ağzına dolmamış… Continue reading
-
Unutuş
24.09.2023, Berlin Çürümüş domates ve kaç haftadır rafta durduğunu hatırlamadığı süt kutusuyla göz göze gelince, dolabı kapattı. Kahve koydu. Kahve kokusu sabahı güzelleştirdi. Dün gece aklına geldi, tiksindi. Artık tanımadığı insanlarla sevişmeyecekti. Aldığı ve bozduğu kaçıncı karardı bu? Radyoyu açtı. Katlanamadığı iki kanalı geçti. Üçüncüde aradığını, ruhunu temizleyen o şarkıyı buldu. Dinledi, gülümsedi, inandı, kendini… Continue reading
-
Ahenk
Geçtiğimiz hafta kulaklıklı bir partiye katıldım. Kulaklığınızdan istediğiniz müziği seçip dilediğinizce dans ediyorsunuz. Kimse ötekinin ne dinlediğini bilmediğinden hiçbir figür garipsenmiyor. Farklılıklardan bir ahenk doğuyor. Aslında tam bir hayat metaforu. Hepimizin dinlediği istasyon farklı. Ötekinin ne duyduğu hakkında bir fikrimiz yok. Aslında yadırgama, yargılama hakkımız da yok. Ama bunu hak görüyoruz kendimizde, herkes bizim figürlerimizi… Continue reading
-
Trafik kazası süsüyle göğe uçan kadın
23.09.2023, 07:29, Berlin Dün akşam yedi buçukta dışarı çıktığımda alacakaranlıktı. Yazın bitimi en çok güneşin erken ortadan kaybolmalarıyla belli oluyor. Hava serinceydi ama yine de pantolon giymeye razı olmadım. Şortumun üzerine yeleğimi giydim. Vardır böyle inatlarım. Kolay kolay kabullenemem montları, pantolonları. Arama hep bir mesafe koyarım. Serin hava önce bir vurdu sonra alıştım. Neyse ki… Continue reading
-
Ateş ağacı gölgesinde çocukluğum
Malta’dan modern tabelaları kaldırdığınız an tarihi bir film çekmeye hazırsınız. Büyük prodüksiyonların neden Malta’yı seçtiği aşikar. Bense başka bir sebepten daha sevdim Malta’yı. Fotoğraftaki bina 1686 yılında inşa edilmiş ve postane binası olarak kullanılıyor. Çocukluğu postane binalarında geçmiş biri olarak doğumumdan tam 300 sene önce inşa edilmiş bu bina beni epey heyecanlandırdı. Bir de binanın… Continue reading
-
Cepsiz kundaklılar
22.09.2023, 07:23, Berlin Aklımda sürekli dolanan konulardan biri de geç mi kaldım korkusu. Okumaya, yazmaya, sevmeye, yaşamaya, koşmaya, keman çalmaya, kano yapmaya, sushi yapmayı öğrenmeye, yeni arkadaşlar edinmeye, yeni bir dile… Bu korku çoğumuzda var sanırım. Gün içinde bu cevabı kaç kez unutacağım emin değilim ama burada kayıtlara geçsin: geç kalmadık! Hiçbir zaman geç değil.… Continue reading
-
Dalgalar altında bir kahve?
Gaudi’nin tavanı altında bir kahve alır mısınız? El Cafè de la Pedrera Barselona’da Casa Milà’nın zemin katında. Dalgalara karşı değil de, dalgaların altında oturuyorsunuz. Mimariden hiç anlamayan bir insan olarak Gaudi’nin her yerden göze çarpan renkli ve yuvarlak mimarisi beni mest ediyor. Seneler önce La Sagrada Familia’yı gördükten sonra daha iyisi olamaz diye kilise gezmeyi… Continue reading
-
Bileğimdeki yosun, Vezüv ve Marina Abramović
21.09.2023, 07:30, Berlin Vezüv 1631 patlamasında üçte birini kaybederek ufalmış. İçindeki lava kendinden vererek büyütmüş onu. Kafamda sürekli aynı sorgulamalar dolanıyor. Sığ bir suda bileğime sarınan bir yosun parçası gibi sıyırıp atamıyorum üzerimden. Vezüv bir sanatçıymış her şeyini adamış eserine. Eseri onu küçültmüş kendi büyümüş sonra da darmadağın etmiş insanları. Bu kadar yıkıcı olacağını bilse… Continue reading
-
Adam kafalı saksılar
Yeşil panjurlar, zakkumlar, limonlu vitrinler, gürültülü insanlar, şahane yemekler kısaca İtalya. İtalya’ya her gidişimde beni büyülüyor ve elime kovalanacak bir hikaye tutuşturuveriyor. Bu sefer de bu adam kafalı saksıları sokuşturdu cebime. Sicilyalı bir kadın şehre gelen Mağribi’ye ilk görüşte aşık olur. Sevgili olurlar. Ancak adamın memlekette bir karısı ve çocukları vardır. Sicilyalı ablamız bunu öğrenince… Continue reading