Marina Abramović: Balkan Erotic Epic. The Exhibition – 22.08.2026

Marina’ya hayranlığım malum. Bir yıl önce bültende büyük bir merakla söz ettiğim serginin Berlin’e de gelmesi beni inanılmaz mutlu etti. Adından da anlaşılacağı üzere sergi epey cüretkâr. Açıkçası bazı bölümler benim için fazlaydı. Yine de marjinalliğini ve cesaretini takdir ettim; her ne kadar bana hitap etmese de yaratıcılığını da etkileyici buldum.

Marina’nın geçmiş performanslarının sergilendiği bölümler özellikle etkileyiciydi. Beni en çok etkileyenlerse kadınların bir araya geldiği kolektif performanslardı. İzlerken insanı içine çeken, hipnotik bir etkileri vardı.

Örneğin Göğüslerine Masaj Yapan Kadınlar videosu. Sevgilisinin mezarı başında oturup onun ölümüne yas tutan bir kadının kederini anlatıyor.
“Genç kız oturuyordu soğuk mezar taşında
sevdiğine yas tutarak, ağlayarak, yapayalnız.
Derken duydu mezarın yeşil çimlerinden gelen sesini:
Kimdir o ağlayıp sızlayan ve bana seslenen?”
Şarkının başlamasıyla birlikte kadınlar göğüslerine masaj yapmaya başlıyor. Yasla arzu arasında bir diyalog kuruluyor.

Gropius Bau’nun avlusunda dev ekrana yansıtılan video yerleştirmesi Marina Abramović’in “Tito’nun Cenazesi” (2025) adlı eseri. Koro halindeki ritmik sesler ve nefesler, Balkan kültüründe cenazelerde yas tutmak ve ağıt yakmakla görevli olan profesyonel ağıtçı kadınları temsil ediyor. Bir trans hâli, çok etkileyici.

Peki neden Tito? Tito’nun ölümü, Yugoslavya’nın yavaş yavaş milliyetçi çatışmalara sürüklenmesinin ve 1990’lardaki Balkan savaşlarının psikolojik eşiği olarak kabul ediliyor. Marina’nın kendi ebeveynleri de İkinci Dünya Savaşı’nda Tito’nun partizan ordusunda savaşmış askerlerdi.
Dolayısıyla Tito, onun için sadece tarihi bir lider değil, kendi aile geçmişiyle ve kimliğiyle doğrudan bağlantılı bir figür.

Marina Abramović’in Kafana adlı yerleştirmesi, Balkanlar’da Osmanlı etkisiyle gelişen ve toplumsal buluşma mekânları olarak işlev gören kafana kültürünü yeniden kuruyor. Kırmızı-beyaz kareli masa örtüleri, sandalyeler ve duvara asılmış Tito portresiyle oluşturulan mekân, sosyalist Yugoslavya’nın tarihine ve hafızasına gönderme yapıyor. Sergi açılışındaki performansta Jovanka Broz’un Tito’nun yasını tutan dul eşi olarak sahnelenmiş bu da Yugoslavya’nın yükselişini ve çöküşünü simgeliyormuş.

Marina’nın bir sergisini kanlı canlı görmek beni ayrıca etkiledi. İyi ki varsın Marina!



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *