-
27 Ağustos 2025 Haftası
“İkincil kaynaklara dair bu uyarıyı koymak şart: Eğer üretilen ikincil kaynaklar kişiyi esas kaynağa doğru yönlendirmiyorsa, bunların temelleri hayatın bir yönüyle ilgili samimi bir kaygıya dayanmıyorsa o zaman felsefenin gürül gürül çağlayan ırmağı da git gide kurumaya başlar; hatta kim bilir belki geriye -akademide “puanlar”, “teşvikler”, “unvanlar”, “ödevler” ile kariyerizme gomülmüşlerin ya da yayıncılıkta temel… Continue reading
-
Kuş
Bir kuş kondu ekrana Kalbi gagasında Delikli bir geceden baktım olan bitene Maskesizleri gördüm Yüzlerine düğmeler dikip kuşa döndüm Continue reading
-
18 Ağustos 2025 Haftası
Aslında ara vermiştim ama dayanamadım ufak ufak okuyorum. Didem Madak üzerine harika bir tez. Erkeklerin kestiği ahkâm saç baş yoldurmalık: https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/c0e5780f-ef28-45b7-a1f0-5be8e84bdf88/content?utm_source=chatgpt.com Bütün maddi tatminleri sağlayın ona, öyle ki uyumak, çörek yemek ve dünya tarihini sürdürmeyi dert edinmekten başka yapacak bir şeyi kalmasın; yeryüzünün tüm mallarına boğun ve saç diplerine kadar mutluluğa gömün: Bu mutluluğun yüzeyine… Continue reading
-
04 Ağustos 2025 Haftası
Necip Tosun’un Modern Öykü Kuramı adlı kitabına devam ediyorum. Uzun zamandır böylesine beslendiğim ve etkilendiğim yazmak üzerine bir kitap okumamıştım. Konu başlıkları, değinilen konu ve yazarlar, bildiğimi sandığım yazarlara açılan yeni pencereler muazzam. Alıntılamaya doyamıyorum. “Öykücülüğümüzde Halit Ziya Uşaklıgil, Sait Faik, Ahmet Hamdi Tanpınar, Selim İleri, Füruzan, Selçuk Baran, Nursel Duruel, Murathan Mungan, Özcan Karabulut,… Continue reading
-
Seçilmeyenler kulübü
Birkaç ay önce adını duymamış olduğum bir yayınevinin öykü yarışmasına katıldım. Jüri üyelerine bile bakmadan, öylece başvurdum. Geçtiğimiz haftalarda sonuçların açıklanması gerekiyordu. Ancak yoğun talep olduğundan(ki her öykü yarışmasına en az o kadar başvuru oluyor) tarihi birkaç hafta ötelediler. Sonra o tarihi de birkaç gün ötelediler. Bu süre zarfında resmî ve elle tutulur bilgilendirme de… Continue reading
-
28 Temmuz 2025 Haftası
“Çekçe anlıyorum elbette. Size bana niçin Çekçe yazmadığınızı sormak birkaç kez aklımdan geçti. Almancaya hâkim olmadığınızdan degil. Almancaya çoğunlukla şaşırtıcı ölçüde hâkimsiniz, hâkim olmadığınız yerlerde de dil önünüzde gönüllü olarak eğiliyor, bu olağandışı güzellikte bir şey; bir Alman’ın kendi lisanindan bekleyemeyeceği bir şey, bir Alman böylesine kişisel yazmaya cesaret edemez. Ama ben Çekçe yazdıklarınızı okumayı… Continue reading
-
Mevsimsel olamayan duygu durumu bozukluğu
Bu yazı Kuzey ve Orta Avrupa’da geçiren insanlar olarak sanırım çoğumuz bir depresyon hâlindeyiz. Temmuz ayı içinde güneşli gün sayısı üçtü. Onlarda da gün içinde yine bulutlanmalar oldu, yağmurlar yağdı. Böyle bir yazın Almanya’dan kıpırdayamadığım bir döneme denk gelmesi de ayrıca sinir bozucu. Kışın nasıl ayakta kalacağız bilemiyorum. Yaz en azından bir umudun simgesiydi. Artık… Continue reading
-
Coğrafya ve kimlik inşası
José María Velasco’nun doğa tasvirleri beni derinden etkiledi. Bilmediğim bir coğrafyayı anlatıyordu ama içine girdikçe beni çağıran şeylerin daha katmanlı olduğunu fark ettim. José María Velasco (1840–1912), Meksikalı bir ressam, doğa bilimci ve akademisyen. Özellikle doğa resimleriyle tanınıyor ve Meksika’nın ulusal kimliğinin inşasında önemli bir figür. Meksika, 1821’de İspanyol sömürgeciliğinden kurtularak bağımsızlığını ilan etti. Sonrasında iç savaşlar,… Continue reading
-
21 Temmuz 2025 Haftası
“Anosmatique” (koku almayan) kavramı, insanların kötü koku aldığına dair yüz yıllık bir yanlış anlamadan kaynaklanır. 19. yüzyıl sonunda Fransız nöroanatomist Paul Broca, insanların özgür iradeye sahip olmasını, koku alma merkezlerinin (olfaktör soğanlar) beyinlerine oranla küçük oluşuyla ilişkilendirdi. Hayvanlardaysa bu merkezler çok daha büyüktü. Broca’ya göre koku, hayvanlarda davranışı yönlendirirken insanlar kokulara tepki verip vermemeyi seçebilirdi.… Continue reading
-
Sanatla ne yapıyoruz? Maruz kalmak mı, katkı sağlamak mı, yoksa çalmak mı?
Sanat eserine baktığımızda ne olur? Bir tablonun önünde durduğumuzda, bir şiiri okuduğumuzda ya da bir performansa tanıklık ettiğimizde gerçekten ne yaşanır? Pasif bir seyir mi, anlam üretimine katılım mı, yoksa yaratıcı bir sabotaj mı? Sanat bir etkileşim hâlidir. Etkileşimin derecesi ise Eco’ya göre eserin açıklık oranına göre değişir. Bir trafik levhasını tek bir biçimde okurken,… Continue reading