• Eski Zaman Türküsü – Cabir Özyıldız

    Fırsat buldukça yeni öykü kitaplarını da okumaya çalışıyorum. Cabir Bey’in dili muazzamdı. Benim gibi dümdüz okumayı ve yazmayı sevmeyen insanlar için bu tarz kitapların basılıyor olması umut verici. Dil konusunda olduğu kadar olay örgüleri konusunda etkilenmedim. Bu kişisel bir tercih. Ben çatışma dozu daha yüksek öyküler okumaktan hoşlanıyorum sanırım. Kitapla ilgili ikinci takıldığım şey de Continue reading

  • Kayna kazanım kayna, yan ateşim yan

    29.09.2024, 06:06, Berlin Tanpınar, yazılarında günlük tutmadığı için hayıflanıyor, gençlere günlük tutmalarını tavsiye ediyor. Hayatım boyunca üşendiğimden, sıkıcı bulduğumdan ve okunur korkusundan günlük tutamadım. Bir senedir ise dijital bir günlükle her gün kendimi ifşa ediyorum. Yine tam bir Berke hareketi. Bazı zamanlar çok cesur olmakla birlikte sadece göstermek istediğim tarafları gösteriyorum tabii. Yazıyı bana yazdıran Continue reading

  • Lila bulutlar ve soluk bir gökkuşağı

    28.09.2024, 06:23, Berlin Birkaç gündür pek yazamıyorum, okuyamıyorum, iyi beslenmiyorum. Bazen yürüyüş yapmaya bile üşeniyorum. Evim dağınık, kafam dağınık. Aslında kafamın dağınık olması dümdüz bir durumdan ziyade, bu saydıklarımın sebebi. Aslında sonbahar iyi geliyor gibi. Dün kendimce kalın giyinmeme rağmen yürürken üşüdüm ve bu iyi geldi. Lila renkli bulutlar güneşi örttüklerinde yeşiller hep daha canlı. Continue reading

  • Ona küçük sürprizler yapın

    26.09.2024, 06:15, Berlin Erdil Yaşaroğlu şaşırmadığımız günlerin yaşamaktan sayılmayacağını söyledi. Geçtiğimiz günlerde biri beni öğrenmeyi seviyor şeklinde tanımladı, hoşuma gitti. Bu iki cümle beynimde birleşti. Bence de öyle. Kendimi şaşırtmayı seviyorum. Yazarken yeni tarzlar deniyorum, “ben şimdi bu kitabı neden aldım ki,” diye sorduğum kitaplar alıyorum, kendimle tuhaf iddialara tutuşuyorum. Zaten kitaplar bizi en çok Continue reading

  • Yerinden güç alanlar

    25.09.2024, 06:28, Berlin Yayımlanan öykülerimin aldığı ve almadığı etkileşimlere hâlâ şaşıyorum. Bu sonsuza dek böyle sürecek sanırım. Senelerdir iletişimde olmadığım insanlar, yüz yüze bile tanışmadıklarım etkileşimlerde bulunurken en çok etkileşim beklediklerin sessiz kalabiliyor. Bu bir sorun değil ama yine de şaşırtıyor. Çevrem öyle şahane insanlarla çevrili ki kimsenin eksikliğini hissetmiyorum. Edebiyat yollarında karşılaşıp tanıştığım insanlar Continue reading

  • Tuhaf bir gün

    24.09.2024, 06:16, Berlin Dün çok güzel bir şey oldu. Bir öyküm daha yayımlandı. Şuraya da bir ürün yerleştirme yapayım: Yayımlanan öykümü okumak için tıklayınız.🙃Biraz süre geçip link WhatsApp gruplarında ve sosyal medyada paylaşılınca ifşalanmanın heyecanı başladı. Bu yazının konusu bu değil ama insanlar kendi yazılarıymışçasına paylaştılar yazımı, güzel dileklerini ilettiler. Öykümün yayımlandığı kadar buna da Continue reading

  • Fıstık alerjisi

    23.09.2024, 06:10, Berlin Amerika film ve dizilerinde neden en az bir ergenin fıstığa alerjisi olduğunu biliyor musunuz? Ya da Amerika ya da İngiltere’de yaşamıyorsanız çevrenizde fıstık alerjisi olan biri var mı? İkinci soruya cevabınız muhtemelen hayır. Ömrüm boyunca fıstığa alerjisi olan bir kişiyle tanışmadım. İlkinin cevabı ise biraz üzücü. Çünkü bu alerji insan eliyle yaratılmış Continue reading

  • Yeşil Peri Gecesi – Ayfer Tunç

    Şebnem, Şebnem, Şebnem. Sonunda buldum seni, sobe! Üçlemeye sondan başladım ve Şebnem’le Osman kitabında tanıştım. Kitabı Osman’dan çok Şebnem’i öğrenmek için okudum. Sonra ilk kitap Kapak Kızı’na geçtim. Bir figürandan öte değildi Şebnem. En son Şebnem’in kitabına ulaştım. İçimde yer etti Şebnem. Bu kadar kovalamasaydım, ilk kitapla başlasaydı her şey böyle olur muydu emin değilim. Continue reading

  • Kent Hikâyeleri – Çehov

    Senelerdir kitaplığımdan bana manidar bakışlar yollayan, parça pinçik okuduğum Çehov setinin ilk kitabını baştan sona okumuş olmanın gururu içerisindeyim. Biraz modern öykü okuyup yine sana döneceğim Çehovcuğum. Sözüm olsun. Çehov denince aklıma gözlem gücü, kıvraklık ve üretkenlik geliyor. Kitaptaki öyküler zamanın ruhunu ve dönemin kentli Rus toplumunu filtresiz biçimde yansıtıyor. Continue reading

  • Deli Kadın Hikâyeleri – Mine Söğüt

    Kitabın diline bayıldım. Çok karanlık, bir daha elim gitmez, okuyamam. Ancak içerisindeki bazı tespitler öylesine şahane ki neredeyse her gün onları anımsıyorum. Ölünce içimizdeki şarkılara ne olacak mesela? Continue reading