-
Bir Deli Değilin Defterleri – Feyyaz Kayacan
Bu kitabın ismini ilk duyduğum andan itibaren dil oyununun hayranı olmuştum. Kendimce değiştirip bir yazımda da kullandığımı hatırlıyorum. Ve bu hafta nihayet o adına hayran olunan kitabı okuma şansı buldum. İlk cümleden yazara ve kitaba vuruldum. O nasıl oyunlu bir anlatım, özgünlüğün ta kendisi, hele küçücük öykülerdeki karakterlerin derinliği ve zorluğu. Çok başka ve üstün Continue reading
-
Aynen, teşekkür ederim, iyi günler, ahahaha, evet,👍👍, tamamdır, görüşmek üzere
23.03.2024, 06:25, Berlin 30 yaşıma girdiğimde ağız tadıyla tatil yapabileceğim yazları hesaplamıştım. Hatta hile yapıp ikiyle çarpmıştım, kışlarda da diğer yarım küreye inerim diye. Hileli sonuç bile beni tatmin etmemişti. Sınırlı zamanımızın olduğunu gözüme en çok sokan aktiviteler tatil yapmak ve kitap okumak. Hiçbir zaman bitiremeyeceksin o kitapları. Aklın hep bir sonrakinde kalacak. Memleketlim sayılabilecek Continue reading
-
Amaaan bu buymuş?
22.03.2024, 06:47, Berlin Konfor alanım benim için çok önemlidir ve metrekaresi de oldukça küçüktür. En çok sözlü iletişim kurarken alanımın dışına çıkmam gerekir. Kendimi sözlü olarak anlatmayı ve isteklerimi dile getirmeyi hiç sevmem. Karşı taraf beni kendiliğinden bilsin, anlasın isterim. Ama maalesef müneccim çevrem pek geniş değil. İki gündür normal insanlar için küçük sayılabilecek ama Continue reading
-
İmkânsızın Şarkısı – Haruki Murakami
Murakami’nin hayattaki disiplininden, yazarlıktaki profesyonelliğinden çok hoşlansam da kitaplarından pek hoşlanmıyorum. Dili benim için çok kuru. Ama hakkını yiyemem bu kitaplarına ayrıca bir akıcılık da getiriyor. Kitapta en çok hoşuma giden karakterlerin kurulma şekli ve ihtihar konusunun kanırtmadan ele alınışıydı. Reiko karakterini fazlasıyla ilginç buldum. Filmlerdeki ve kitaplardaki Japon erotizmi bana fazla geliyor. Cesur bulmakla Continue reading
-
Ahmet Ümit Berlin’de
Beyoğlu Rapsodisi’ni okuduğumda duyduğum heyecanı hiçbir zaman unutmayacağım. Üniversiteye hazırlanma senem olmalı. İnsanlar bir günde test kitaplarını yarılarken ben polisiye yarılıyordum. Her gün yarın başlayacağım ümidiyle göz göze geldiğim test kitapları el değmeden kaldı. Kitap okumak varken kim test çözer ki? Ben değil en azından bunu biliyoruz. Senelerce Ahmet Ümit kitaplarını hatmettim. Artık o heyecanı Continue reading
-
Berlin’de bir gün
21.03.2024, 06:32, Berlin Berlin’le ilişkimiz çok fırtınalı. Sürekli küsüp barışıyoruz. Dün öğle aramda aslında kısa olmasını planladığım ama ayaklarımın beni bir saatten fazla yürüttüğü bir yürüyüşe çıktım. Berlin’in öykülerimde yer alan kısımlarıyla selamlaştık. Tuhaf sahneler hafızamın kumbarasına girdi. Öykülerimde geçecekleri zamanları beklemeye başladılar. Ben de Berlin’le giderek daha fazla bağ kurduğumu hissettim. Biraz gönülsüzce. Ama Continue reading
-
Dingo’nun ahırından Eurekaaa diye bağırarak çıkan kadın
20.03.2024, 06:28, Berlin Stoa kitabı öfke bir zayıflık, bir hatadır diyor. Esas güç kendini tutabilme yeteneğiymiş. Tutkuları ve duyguları tarafından kontrol edilmek yerine onları kontrol edebildiği için asla sinirlenmeyen, sarsılmayan o kişi olmak. Yazması kolay, uygulaması zor bir eylem daha. Gündemden iyice elimi ayağımı çektiğim için şu sıralar beni sinirlendiren az olay var. Artık herkesin Continue reading
-
Kukla gösterisi
19.03.2024, 05:49, Berlin Geçenlerde mamut ağaçları ile alakalı bir haber okudum. Bu ağaçlar tek gövdeli en büyük ağaç türüymüş. Ana vatanları Kaliforniya’ymış. 19. yüzyılın ortalarında tohum ve fide olarak İngiltere’ye ihraç edilmişler. Benim gibi sıcak iklimde doğmuş bu ağaçların İngiltere’de pek varlık gösteremeyeceğini düşündüyseniz yanıldınız. Kaliforniya’daki ağaçların 80.000’i tehlike altındayken İngiltere’de şu an Kaliforniya’dakinden daha Continue reading
-
Kiraz çiçekleri, talaş böreği ve dondurma yasakları
18.03.2024, 06:30, Berlin Mevsim sancılanınca gökten kiraz çiçekleri döküldü. Soğuğa talimli miydiler acaba? Görmediğim kuşlar görmediğim çiçek dallarına konuyor bu bahar. Bahar diyorum. Eksi derecelere düşse de cemre ilkokuldaki mevsimler panomuzda Mart ilkbahardır. Ve mart gri kente batmayan güneşleri de getirdi beraberinde. Kent şaşkın, kentli ondan da şaşkın. Ağaçların çiçekleri fazla gelip içimden taşıyor. Lacivert Continue reading
-
Tuzdan Heykel – Leopoldo Lugones
Borges seçkisine aldığı için ve yine Borges kendisi için “Tüm Arjantin edebiyatını tek bir yazara indirgemek zorunda kalsaydık (aslında bizi böyle tuhaf bir indirgemeye zorlayan bir durum yok), bu yazar tartışmasız Lugones olurdu.” dediği için tanışabildiğim bir tuhaf yazarın bir tuhaf öyküler kitabı. Hikâyeler mitolojiden ya da incilden esinleniyor. Betimlemeler çok canlı, anlatım çok akıcı. Continue reading