• Elacığıma

    30.11.2024, 07:48, Berlin Üç sene önce bugün bir telefon aldım. Teyzesi gibi sabırsız olan yeğenim benim gitmemi beklemeden doğmaya karar vermiş. Aceleciliğinin sonuçlarını kendi de çekti. On gün kuvözde kalarak hepimize biraz da olsa sabırlı olmayı öğretti.Doğumunun ertesi günü kendime bir söz verdim. “Kendimin daha iyi bir versiyonu olacağım,” dedim. Erken kalkmaya başladım. Sonra devamı Continue reading

  • Fark edilmek

    28.11.2024, 06:03, Berlin Bir süredir yazı yolculuğumda şahane şeyler oluyor. Nasıl bilmiyorum ama bunun gelişini hissettim. Neyse ki şahidim var. Sezer’e “İçimde bir heyecan var. Çok güzel şeyler olacak gibi hissediyorum,” dedim hemen ardından bir öykü ödülünde dokuzuncu olduğumun haberi geldi. Sonra beni çok heyecanlandıran, buraya da yüklediğim o podcasti yaptık. Dün de belki de Continue reading

  • Öyküm ve Yapay Zekâ: Bir Podcast Deneyimi

    26.11.2024, 19:02, Berlin Yapay zekâ, hayatlarımızın tam ortasına hızla yerleşti. Her şeyin kolaylaştığını hissediyoruz ve şimdilik bu teknolojinin olumlu yönlerine odaklanabiliriz. Biz amatör öykücüler için metinlerimizin okunup değerlendirilmesi büyük bir ihtiyaç ve bu imkâna ne yazık ki çok zor ulaşıyoruz. Eminim çoğumuz yazdıklarımızı yapay zekâya analiz ettirmeyi denemişizdir. Ben bu fikri bir adım öteye taşıdım. Continue reading

  • Zihin ve Bilinç – I

    Bilinç ve bilinçaltı insanlık tarihinin en büyüleyici konularından biri. Platon’un mağara alegorisinden Freud’un bilinç dışı teorisine, Virginia Woolf’un bilinç akışı tekniğinden Salvador Dalí’nin sürrealist imgelerine kadar, insan zihnini anlamaya yönelik bu arayış, hem bireysel hem de kolektif bir uğraş olmuştur. Öncelikle bu terimler arasındaki farkları belirleyelim. Zihin: Zihni evimiz, bilinç, bilinçaltı ve bilinç dışını da Continue reading

  • Yeni tanışıklıklar

    24.11.2024, 06:15, Berlin Dün yetmiş üç yaşındaki Renate ile tanıştım. Hayatımın sonuna kadar o günü unutmayacağım (umarım). Sezer’in canı döner istedi. Yakınlardaki dönerciye yürürken bir kadın “Almanca biliyor musunuz?” diye yaklaştı. Aramızda Türkçe konuşuyorduk, başka bir dil olduğunu anlamış. Bu detay devamında önem kazanacak. Olumlu cevap verince bir yer aradığını söyledi. Çevresinde kilise varmış, sarı Continue reading

  • Ötekilerin Kökeni – Toni Morrison

    Ceren Demirdöğdü çevirisi ile okuduğum bu kitap Morrison’un, 2016 yılında Harvard Üniversitesi’nde verdiği ‘aidiyet edebiyatı’ konulu seminerlerden oluşuyor. Morrison, kafamdaki ötekilik kavramına çok farklı boyutlar ekleyen bir yazar. Kitap öyle hızlı başladı ki işaretlenecek yerlere yetişemedim. Sonrasında ivme düştü. Konuların bir olay ya da kitap özeline indirgendiği kısımlar beni genel tespitlerin yer aldığı kısımlar kadar Continue reading

  • Parasız Yatılı – Füruzan

    Füruzan okurunu sarıp sarmalayan, içini cız ettirse de kitaplarına dâhil edip metnin dışına atmaya çalışmayan bir yazar. Bir okur olarak her iki ucu da çok seviyorum. Füruzan sakinleştiriyor beni, günlük hayatımdan koparıp başkalarınınkini gösteriyor. Yarattığı her karakter ve atmosfer öyle gerçek ki. Farklı sınıflardan ve coğrafyalardan bir sürü insan… Toplumcu gerçekçi kitaplar okumaktan pek keyif Continue reading

  • Ötekilerimiz

    22.11.2024, 06:30, Berlin Son dönem okuduğum tüm kitaplar öteki olmak konusunda birleşmişken bu yazıyı yazmak kaçınılmazdı. Şu sıralar düşündüğüm tek konu, ötekilik hâllerimiz. Öteki olmanın dünya üzerinde çeşit çeşit biçimleri var. En hafif tabiriyle ötekilik üzerinden birini aşağılamak, yok saymak ve haklarını gasbetmek insanlık suçudur. Eski Ahitsel bir gönderme yaparsak suç ya da günah vardı Continue reading

  • En Mavi Göz – Toni Morrison

    Sel Yayınları’ndan Zeynep Baransel çevirisiyle okuduğum bu kitap, yazarla tanışma kitabım. Uzun zamandır böylesine iç acıtan bir kitap okumamıştım. Fazlasıyla etkilendim. Bu öyle bir kitap ki okuduklarınızın etkisi bir ömür sizinle kalacak, öteki olma meselesini irdelerken size hep başka bir boyut sunacak. Kitabın ismi de tüm meselenin özünü yansıtabilmesi açısından çok etkili. 1941 yılında, Ohio’da, Continue reading

  • Yanık Saraylar – Sevim Burak

    Bazı öykülerini okumuş olsam da Sevim Burak’ın baştan sona okuduğum ilk kitabı. Ürettiği her şey okunmalı, onun hakkında yazılmış her şey de. Bu kitabı Dostoyevski’nin Öteki’si, Toni Morrison’un En Mavi Göz ve Ötekilerin Kökeni kitabıyla aynı anda okumuş olmam şahane bir edebi tesadüf. Sevim Burak, Dostoyevski’yi yazarların peygamberi olarak tanımlıyor ve Ah Ya Rab Yehova Continue reading