-
Öteki – Dostoyevski
Türkçeye İkiz, Öteki Ben gibi isimlerle de çevrilmiş olan 1846 tarihli bu romanı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Tansu Akgün çevirisiyle okudum. Literatürde şizofreni tanısı bulunmuyorken Dostoyevski’nin ikinci kitabının ana konusu olarak bu konuyu seçmiş olması nasıl bir yenilikçilik ve cesarettir insanın ağzı açık kalıyor doğrusu. Daha sonra birçok edebi eserde izini sürebileceğimiz parçalanmış kimlik Continue reading
-
Disclaimer
17.11.2024, 06:14, Berlin Film izlemeyi pek sevmezdim artık diziyi de epey azalttım. Okumak hep daha cazip geliyor izlemekten. Arada izlediğim diziler oluyor ve bunlar genelde bende yazma isteği uyandırıyor. Yakın zamanda izlediğim Disclaimer böyle bir mini dizi. UYARI: YAZININ DEVAMI SPOILER İÇERİR! Dizi bugüne kadar izlediğim dizilerden farklı bir tarzda çekilmiş. Neredeyse her karakterde çekim Continue reading
-
Bu filmde öpüşüyorum!
16.11.2024, 06:19, Berlin Burada sosyal medyaya son sövüşüm üzerinden ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum ancak çok olmasa gerek. Ve ben dün Instagram’a geri döndüm. İstikrarda Berke gibi olunuz! Öykülerim yayımlandıkça oradan paylaşıyordum ama sanıyorum bu kez kesin dönüş yaptım. Yine de söz konusu bensem hep bir açık kapı bırakmak gerekir. Aslında bir haftadır Twitter’da, evet Continue reading
-
Sonunu düşünen kahraman olamaz Memati!
15.11.2024, 06:46, Berlin Doğan Cüceloğlu’nun beni çok etkileyen bir videosunu izledim. Cüceloğlu öğrenimi için Amerika’ya gidiyor. Doktora dersleri alıyor. Bu dersler için haftada yüzlerce sayfa İngilizce okuma yapması gerekiyor ve o noktada İngilizcesinin pek de yeterli olmadığını fark ediyor. Okumalar yetişmiyor. Okuldan atılacağı endişesi ile ruh hâli bozuluyor. Bir süre sonra intihar etmeyi bile düşünüyor. Continue reading
-
Edebiyatın Esin Perileri: Resim – Murat Gülsoy
Murat Hoca’nın yeni bir seminer dizisi var. Edebiyatı etkileşimde olduğu disiplinler gözünden inceliyor. İstanbul’dayken bu seminer dizisinin bir ayağına denk geldim, çok hoş oldu. Üstelik Murat Hoca’nın çok çok yetkin olduğu bir alan, resim. Oldukça keyifli bir seminerdi. Yeni resimler ve kitaplarla tanıştım, arkadaşlarla buluştum, ilham aldım, kitabımı imzalattım daha ne olsun 🙂 Sanat üzerinden Continue reading
-
Ev özlemi
13.11.2024, 08:26, Berlin Kısa İstanbul tatili bitti. Hemen saatler erkene kuruldu, sabah ritüellerine dönüldü. Az önce annemle konuştum. “Evini özlemiş misin,” diye sorunca “Evet,” dedim. “Sen de yaşlanmışsın Berke,” dedi. Olabilir. Eskiden rahatımın yerinde olduğu seyahatlerden asla dönmek istemezdim. Değil bir hafta, iki ayı bulan kalışlarımda bile evime özlem duyduğumu pek hatırlamıyorum. Keşfetmeli ya da Continue reading
-
En azından benim için
08.11.2024, 05:37, Berlin Rutinler stresimizi azaltmakta çok etkili. En azından benim için. O gün beni strese sokacak bir şey yapacaksam rutinlerimle güne başlamak aslında o günün diğerlerinden çok da farklı olmadığı hissiyatını aşılıyor bana. O gün seyahat günüyse aynı vakitte kalkmış, yazısını yazmış, kitabını okuyarak güne başlamış Berke ile bunları es geçerek başlamış Berke arasında Continue reading
-
Ebe!
07.11.2024, 07:51, Berlin Arabadaydık. Çiseleyen yağmur araba camındaki tozla birleşip çamurlaşıyordu. Berlin’in en büyük ve en eski bulvarında, sokak lambalarının yüzyıllık gölgeleri yeni asfalta düşüyordu. Konuşulması gerekenleri söylemiş olmanın mayhoş rehaveti vardı üzerimizde. Günlerdir etrafımızda dolanan ama bizi sobeleyemeyen sözlere yakalanmıştık sonunda. Şimdi bir sağanak bekliyoruz camları arındırmak için. Continue reading
-
Edepsiz edebiyat
05.11.2024, 06:18, Berlin Alfred L. Kroeber, Amerikan antropolojisinin öncülerinden biri. Kroeber’in kültüre dair temel savı, kültürün biyolojik değil, öğrenilmiş bir yapı olduğu. Kroeber’e göre, insan davranışları ve değer sistemleri, biyolojik kökenlerden ziyade çevresel ve toplumsal etkileşimler yoluyla şekilleniyor. Kültür kalıtımla aktarılmadığı gibi biyolojik içgüdülerle de belirlenmiyor; nesilden nesile aktarılırken öğrenme yoluyla ediniliyor ve toplumsal yapıların Continue reading
-
Buradayız!
04.11.2024, 07:44, Berlin İran’da kıyafet baskılarına direnmek için soyunan genç kadın yeni feminizm sembolümüz oldu. Akıbetini bilmiyoruz ama iyi olmadığını ya da olmayacağını kestiriyoruz. Bir dava uğruna kendinden vazgeçebilmek kadar cesaret isteyen pek bir şey yok. Tarihin tozlu sayfaları bu şanlı kadınlar ve direnişleriyle dolu. Bugün şans eseri Anne Royall ile ilgili bir yazı düştü Continue reading