• Sisifos Söyleni – Albert Camus

    Benim için anlaması çok zor bir kitaptı. Yaratımla ilgili bölümleri nispeten kolay ve keyifli buldum. Kitaplığımın tekrar okunması gerekenler köşesinde yerini aldı. Continue reading

  • Görmek – José Saramago

    Saramago ironisini ve absürtlüğünü çok seviyorum. Kitaptaki geçişler biraz keskindi, parçalı bir yapısı vardı. Takip etmekte zorlandığım yerler oldu, bazı kısımlar da daha kısa olabilirmiş sanki. Yine de severiz efenim. Continue reading

  • Yürekte Bukağı – Tomris Uyar

    Olayların daha arka planda kaldığı iç sesleri daha çok duyduğumuz bir öykü kitabı olarak bence yazarın okuduğum diğer kitaplarından ayrılıyor. Bu soyutluğu ve şiirselliği çok sevdim. Continue reading

  • Köftecide

    03.11.2024, 06:30, Berlin Köftecinin buğulanmış camlarına rağmen içerinin kalabalığı belli oluyor. Kapıyı açınca yüzüne ter kokusuyla karışık yağ kokusu çarptı. Duvar dibindeki tek boş masaya oturdu. Önündeki kalabalık grubun siparişini alan garson göz teması kurup hafifçe kafasını sallayarak birazdan geleceğinin sinyalini verdi. Kekik ve pul biber kavanozlarının plastik bir bitki taklidi ile dizildiği örtüsüz masada Continue reading

  • Mutlu park

    Bu rota sabahları koşu, öğleleri yürüyüş yolum. Kiraz çiçeği ağacı mezar taşı satan dükkânın bahçesinde ancak dükkân kapanmış. Bu dükkânı bir öykümde mekân olarak kullandığımdan aslında hep açık kalacak. Sahibinin bundan haberi yok. Hava kapalıysa hafta içi öğle saatlerinde kocaman parkta bir avuç insan oluyoruz. Duyulan tek ses yaprak hışırtısı, dere akıntısı, karga gaklaması ve Continue reading

  • Bayram

    31.10.2024, 06:13, Berlin Nisan ve Mayıs’taki bayramları dondurma yiyebildiğin için daha çok seviyorsun. Ekim de güzel. Bayram olsun da. Deden emekli olmadan önce onunla protokol kutlamasına da katılırdın. Özlüyorsun o günleri. Baban ya iştedir ya da vardiyalı çalıştığı için uyuyordur. Annen ve kardeşinle dışarı çıkıyorsunuz. Önde bando mızıka arkada okul okul flamaları onların da arkasında Continue reading

  • Çatlaklar ve ustalar

    30.10.2024, 06:13, Berlin “Fakat nereden başlayacaktım? Dünya öylesine büyük ki, en iyi bildiğim yerden, kendi ülkemden başlamalıyım. Fakat ülkem de çok büyük. En iyisi kendi şehrimden başlasam iyi olur. Ama şehrim de oldukça büyük. En iyisi sokağımdan başlamak. Hayır: evimden. Hayır: ailemden. Boş ver, kendimden başlayacağım.” Bu sözün sahibi edebiyatçı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Continue reading

  • Sürünceme

    29.10.2024, 11:13, Berlin Cumartesi akşam gençlik teşkilatına yeni katılan üyelerle sohbetinin ardından eve geldi. Yorgundu. Zehir gibi çocuklar katıldı bu ay. Böyle giderse sırtımız yere gelmez Allah’ın izniyle. Memleket için zor zamanlar. Bunları da aşarız evelallah. Annesinin yanaklarından, babasının elinden öptü. Sofra hazırdı. Annesi karnabaharın altını yakıp havuç salatasını sofraya taşıdı. Tencerenin kapağı kalkınca karnabaharın Continue reading

  • İşgüzar zihin

    28.10.2024, 06:17, Berlin Seneler öncesinden izlemediğim bir filmle ilgili bir yazı okurken (neden inanın bilmiyorum) kendimi yine alakasız bir görev üstlenirken buldum. Filmde ortalama zekâlı bir asker üzerinde deneyler yapılırken uykuya yatırılıyor ve unutuluyor. 500 sene sonra uyandırıldığında toplum o kadar aptallaşmıştır ki hiçbir şey yapmasına gerek olmadan dünyanın en zeki insanıdır ve çoğu şeyi Continue reading

  • Zamanın Farkında – Şule Gürbüz

    Bu bir öykü kitabı değil de deneme olsaydı çok daha keyifle okuyabilirdim. Bilinç akışı kisvesi altındaki bu çok kurallı, derin, felsefi, edebi cümlelerin ne kadarı okuyucuya geçiyor benim için büyük bir soru işareti. Buna kurgu diyorsak, zihinlerimizin böyle düşünmediği çok aşikâr ve kesilen ahkâmlar okuyucuda empati duygusunu uyandırmaktan uzak. Continue reading