• Kırmızı başlıklı kız – II

    14.08.2024, 08:31, Berlin …Kadının bürosunun adresini bulmuş buluşturmuş. Randevusu yok diye almamışlar içeri. Sabah gitmiş akşama kadar kapıda beklemiş. İkinci gün öğleden sonra görebilmiş kadını. Anlatmış durumu. Saati kaç bin liraymış da, bizimkinden para almamış hâlini anlayınca. Kocanın aklı şaşmış tabii böyle cengâver kadını Saliha’nın arkasında görünce. Birkaç kez de gözaltına aldırmasınlar mı bunu. Pusmuş Continue reading

  • Kırmızı başlıklı kız – I

    13.08.2024, 07:24, Berlin Yine geç geldi. Leş gibi de kokuyor. Sızdı kaldı neyse ki. Ne zaman yüzüm gülecek benim? Nasıl kurtulacağım bu heriften? Allah’ım bana bir yol göster. Beni bıraktı artık anneannemi hırpalamaya başladı. Kaç yaşında kadın elinde kalıverecek diye ödüm kopuyor. Bana dediler ama. Büyük sözü dinlemezsen böyle olur işte. Çöreklendi eve. Çalışan ben, Continue reading

  • Aksiyonlarca

    12.08.2024, 09:37, Berlin 2024’ü nasıl tanımlarsın diye sorsanız, aksiyon alma yılı derdim. Beni mutlu etmeyen şeyleri değiştirmek için kolları sıvadım. Hepsini değiştiremedim ama hepsini değiştirmeye çalıştım diyebilirim. Birkaç hafta önce iç sesin ne söylüyorsa, normalde ne yapacaksan tersini yapmakla alakalı bir yazı yazmıştım. O yazının sonrasında farklı bir şey yapıp karşıma çıkan bir kitap grubuna Continue reading

  • Yalnız Kadınlar Arasında – Cesare Pavese

    Tezer Özlü referansıyla ilk kitabını okuduğum Pavese’yi anlamadım sanırım. Karakterlerin hepsi çok tuhaftı, diyalog çok fazlaydı. Anlatılanlar çok yüzeysel geldi ya da ben yazarın okuyucuya açtığı çatlaklardan kitaba sızmayı beceremedim. Continue reading

  • Gizli Kalmış bir İstanbul Masalı – Ali Teoman

    Bu kitapla ilgili hem saatlerce yazmak hem de okumayanları düşünerek hiçbir bilgi vermemek istiyorum. Bu kitabın sihiri bence okuyucu tarafından keşfedilmeli. Ali Teoman, sevgili Sezen’in bayıldığı yazarlardan biri olarak benim de kitaplığıma geçen sene girdi. Kitaba başladım ancak anlamayarak bıraktım. Bu hafta tekrar elime aldım ve anlamasam da devam ettim. Ve muazzam bir şeyle karşılaştım. Continue reading

  • On Women – Susan Sontag

    Susan Sontag’ın yetmişlerde yazdığı yazıların derlendiği bu kitabı okuyunca aynı sorunların hâlâ orada olduklarını görmek gerçekten can sıkıcı. Eski yazılar olsa da beni epey düşündürdüler. Özellikle başlardakiler. Sonlara doğru konu faşizme kaydı, dil değişti. Kitaptan da biraz koptum açıkçası. Continue reading

  • Kierkegaard, anonimlik ve Cüneyt Arkın

    11.08.2024, 06:41, Berlin Geçen gün parkta tshirtünde University of Failure (Başarısızlık Üniversitesi) yazan birini gördüm. Çok hoşuma gitti. Tabii ki bunun çok komik bir espri olduğunun farkındayım ancak yine de düşünmeden edemiyorum. Başarısız olduğumuzu cümle âleme duyurup sonra hiçbir başarı gayemiz olmadan canımız neyi, nasıl, ne kadar istiyorsa o kadar yapsaydık derdimiz tasamız kalmazdı gibi Continue reading

  • Çılgın edebiyat

    10.08.2024, 06:15, Berlin Bu hafta beni çok heyecanlandıran bir kitap okudum: Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı, Ali Teoman. Kitapta ilerledikçe çarpıldım. Hakkındaki bir incelemeyi izleyip tekrar okudum. Kitap hâlâ masamda, aklıma takılan yer oldukça açıp bakıyorum. Bu metin on altı sene boyunca başka bir kişinin olarak bilinmiş, o kişi ödül almış, kişiyle röportajlar yapılmış. Metnin Continue reading

  • Gece yarısı fısıltıları II

    09.08.2024, 10:04, Berlin Kadın cinsiyle tanışmam doğumuma denk gelir. Annem bir kadındı. Bana da ondan bulaştı. Doğana kadar cinsiyetimi belirlememişler aslında. Hemşire beni kucaklayıp babama götürdüğünde bir sessizlik olmuş. Hepten küsmemiş tabii, sonradan konuşmuş benimle. Sadece gecenin bir körü saatlerce beyaz koridorda beklediğine pişman olmuş biraz. Kız kardeşimin doğumunda önceden tedbirini almış. Annemi hastaneye bırakmış, Continue reading

  • Gece yarısı fısıltıları I

    08.08.2024, 09:23, Berlin Dantellerim sandıklarda hapis İplikler sarkıyor kalbimin ceplerinden Küsen bayanlar yuva yapmış cam dibine Bulgurdan şiirler bırakıyorum önlerine Kanatlanıp küsüyorlar Önce onlar susuyor Sonra televizyon Tik-tak, tik-tak, tik-tak Yatağın bozulmayan yanı Odamın buğulanmayan camı Karyolanın aynı gıcırtısı Buzdolabının homurtusu Soğuk ayak parmaklarım Sokağın hayaletleri ayyaş dizeler fısıldıyor kulağıma Keşkeler asılıyor aklımın balkonuna Rüyaların Continue reading